İster savaşmak söz konusu olsun ister akıl yürütmek,bütün eylemler hatalıdır;tıpkı insanın herhangi bir şey yapmaktan kaçınması gibi.Ah bir bilebilseydim hem hiçbir şey yapmamanın, hem de eylemden vazgeçmemenin yolunu! Zaferimi simgeleyen hayaltacına,yücelenlerin sessizlik-asasına kavuşmuş olurdum o zaman.
Bir dâhiydim ben,düşlerimdekinden daha çok, hayatımdakinden daha az.Varoluşumdaki trajedi budur işte.Yarışı önde götüren,fakat hedefe varmasına bir adım kala yere yığılan bir koşucuydum ben.
Kusursuzluğa ulaşmak için insan ruhunun erişemeyeceği bir soğukluk gerekir bize;ne var ki o zaman da,kusursuzluğu sevebilecek insan yüreği kalmazdı.
Kusursuzluğa taparken,kusursuzluğa uzanan,büyük sanatçıları yaratan o gerilim büyüler bizi.Kusursuzluk için sarf edilen bu çabayı severiz ama tam da bunun için,sadece çaba olduğu için.
Sadece ulaşılmaz olduğu için taparız mükemmelliğe;ulaşabilsek elimizin tersiyle iterdik zaten.Mükemmel olmak insan olmamak demek,çünkü insanoğlu kusurludur.