ᎾᏝᏒİᏨ

ᎾᏝᏒİᏨ
@berfizerrin
Ruhum hayatımdan yoruldu. حافظ
8/10
·375 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 00:00
Stephen King e ait okuduğum ilk kitap ve kardeşimi kaybetmemin üstünden 9 ay geçtikten sonra böyle ölüm dolu bir kitabı okumak benim için gerçekten ürkütücüydü.Sürekli içim ürperdi ve korkuyu içimde hissettim.Fakat kitap içeriği hakkında konuşacak olursak benim için fazla tahmin edilebilir bi süreci vardı.Yani merak uyandırmaktan öte korku pompalıyor fazlasıyla..Genelde insan bu tür gerilim kitaplarının her bir bölümüne büyük bir heyecanla başlamak ister.Yani en azından benim isteğim bu yöndedir.Kitabı elimden bırakamıyorsam benim için iyidir.Hayvan Mezarlığına başlarken de böyle olacağını düşünmüştüm ama tam tersi olayı kavradıktan sonra soru işareti kalmadan tahmin edebileceğiniz bir kurguya sahip o yüzden ben biraz hayal kırıklığına uğradım.Bu uygulamada yazarın en çok okunan kitabı bu olduğu için Hayvan Mezarlığından başlamıştım galiba yanlış bir seçim oldu.Bence siz benim yaptığım hatayı yapmayın ve eminim çok daha iyi olan kurgularını okuyarak Stephen King başlayın.En azından yazara daha kolay ısınırsınız :)
Roman-Edebiyat
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Reklam
5/10
·500 syf.··
2021 8. kitabı
Spoiler içerir.. Ne yazık ki ben herkes gibi Uğultulu Tepeler kitabıyla ilgili güzel şeyler söyleyemeyeceğim. Öncelikle beni en çok yoran,kitapta aynı isimlerin akrabalık dolayısıyla farklı kişiler için kullanılmış olmasıydı.Yani çoğu zaman isim yerine soy isimle hitap edildiğinden fazla karışıktı ve karakterleri kafamda oturturken baya zorlandım. Daha sonra ki problemse,kitabın ana temasını barındırmıyor oluşuydu.Şöyleki kitabın ana duygusu 'nefrete dönüşen aşk' değil mi? Evet kitapta nefret var,hem de bolca.Hatta sadece nefret vardı bile diyebilirim.Ama nefrete dönüşen aşkın a'sını bile göremediğimi söylemeliyim. Kitabın aşkla ilgili tarafını kısaca belirteyim.Şöyle ki biri erkek biri kız iki kardeş bulunan bir eve babaları tarafından sokaktan bir erkek çocuğu daha getiriliyor.Evdeki kimse bu çocuğu sevmese de evin küçük kızıyla aralarında bir bağ oluşuyor ve zamanla güçleniyor.Ama ortada bir aşk duygusu oluşmuyor.Zamanla kız başka bir çocuktan hoşlanıyor.Eve gelen üvey çocuk bunu öğrendiğinde evi terk ediyor.Aslında erkek tarafından bi duygu yaşanıyor ama kitapta olaylar evde çalışan bir kadının ağzından anlatıldığı için biz bu duyguları onun tarafından hissedemiyoruz.Neyse kız diğer çocukla evleniyor ve uzun bir zaman boyunca üvey olan geri dönmüyor.Kız kocasıyla mutlu mesut yaşıyor ve bi gün üvey çocuk geri dönüyor.Ama kız ona aşık değil.Sadece fazlaca ona bağlı ama kardeşcesine.Yani anlatmak istediğim karşılıklı bi aşk duygusu hiçbir zaman yaşanmıyor ve aktarılmıyor.Erkekse zamanla kadına nefret besliyor ama onun da aşkını göremiyoruz.Yazar onunla ilgili bir betimleme yapmadığı için duygu bizde eksik kalıyor açıkçası.Daha sonra ki olaylardan bahsetmiyim.Burada anlatmak istediğim nefrete dönüşen bir şey var evet ama o aşk değildi.Ya da bize aktarılmıyordu.Bu
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,9bin okunma
7/10
·567 syf.··
2021 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 20:02
İnceleme yazıp yazmama konusunda kararsız kaldım ama söylemek istediklerimi de es geçemeyeceğim.. Kitap uzun soluklu,yani bir iki günde bitirilebilecek bi kitap değil.Okurken kafa yormak gerekiyor.Bazen de beyin patlatmak.. Son bölüme gelene kadar karamsarlığın dibine vurduğu,ne kadar haz etmesem de sonradan öğrendiğim fakat yarım bırakmak huyum olmadığı için devam ettiğim kitabın yer altı edebiyatına sahip olduğu ve benim bazı yerlerinde öh ama artık dediğim ama karakter tahlillerinin,zihin ve iç dünya çözümlemelerinin mükemmel bi dereceye ulaştığı bir kitaptı okuduğum.. Üzerine basmak istediğim en önemli nokta ise,asla kendime yediremediğim ve tamamen ideolojime ters olan,dünyaya gelişine hiçbir neden bulamayan ve öylesine yaşayan,öylesine adam kesip öldüren ve öylesine uyuşturucu satıp yine öylesine kadınlarla yatan insanların ne kadar etkilenmesem de depresyona sokmak gibi bi etkilerinin olmadığını söyleyemem. Ben bir müslüman olarak biliyorum ki bu dünyaya Allah'a kulluk etmek için gönderildim.Bu düşünceye sahip olduğum için kitaptaki duygu aktarımlarından çok etkilenmedim ancak kitabı okuduktan sonra bilinçsiz bir şekilde o duyguların tam ortasında kendini bulan ve iç bunalım yaşayan insanlar illaki olmuştur.Yani olumlu yönde bir değişim yapabilir mi,evet yapabilir o da ancak Kinyas'ın hayata dönüşüyle..Fakat Kayra'ya kendini kaptıranın hayata tutunabileceğini sanmıyorum.Bu yüzden birine tavsiye edebileceğim bir kitap değil.Okuyan kişinin de kendinden emin ve kesinlikle bilinçli ve olgun biri olmasını dilerim.Fakat yazarın hakkını da yiyemem,her cümlesi alıntılıktı ve yine her cümlesinin üzerinde bir dünya inşa edebilecek kadar derinliği olan bir kitaptı.En azından son bölümde beni güldürdü ve baştan sona kadar böyle karamsarlıkla mı gidecek diye düşünürken öyle
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
10/10
·470 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 20:29
Öyle duygular içerisindeyim ki.. Kitap öyle akıp gitti ki elimden hiç bırakamadım.Bütün duyguları yaşadım.Çok üzüldüm,öfkelendim,mutlu oldum,acıdım,çoğu zaman içim yandı..Bahsedilen siyasi olayların çoğunu anlayamasam da,geçmişte bu ülkenin ne kadar acı çektiğini,ne kadar ölüm gördüğünü anlamış oldum.Bu bakımdan yazar bizlere gerçek bir dram hikayesi sunmuş..hem de çok gerçek.Belki de bu yüzden fazlasıyla can acıtıcı.Yaşadıkları o umutsuz hayatın içinde bu kadar acıya rağmen birbirine tutunan iki kadının hikayesi beni öyle gururlandırdı ki..Çok bilindik bir kitap olduğu için ilk önce Uçurtma Avcısı'nı okumak istemedim.Nedense bu kitap gözüme daha çok çarptı.Böyle bir romana daha fazla ne söylenir bilemiyorum.Sadece ne kadar etkileyici olduğunu anlatabilirim.Çoğu zaman üzüntüyle dolu olsam da her şeye rağmen sonu beni çok mutlu etti..Yaşadığımız şu bolca nimetin ve mükemmel nimetlerle bezenmiş bu ülkenin içinde şükretmeden bir günümüz bile geçmemeli..Kitabı okuduğunuzda bu duygu içinize işliyor.Mahçupluk,suçluluk duygusu hissediyorsunuz ister istemez..İnsanların yaşadıkları zorluklara tanıklık etmek,kendini o muharebenin tam da ortasında bulmak göğsünüzü daraltıyor..Kendi ülkesinde sığıntı gibi yaşayan insanlar hâlâ varken ve eziyet çekerken kitabı okuduğunuzda bir farkındalık oluşuyor kafanızda..Az da olsa empati yapma imkanı tanınıyor sizlere..Uzun lafın kısası..yaşadığım ülkeyi ve vatanımı seviyor ve bize verdiği nimetler,bolluklar ve refahlar için Allah'a şükrediyorum..
Edebiyat
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2022119,4bin okunma
6/10
·400 syf.··
2020 26. kitabı
Kitap beş bölümden oluşuyor: Birincisinde Osmanlı toplumu ele alınmış.Toplumdaki ahlak anlayışı,örnek aile modeli,düşmanların devlet hakkındaki görüşleri,takdirleri detaylı bir şekilde belirtiliyor. İkisincisinde ise eğitim sistemi yani ENDERUN..Eğitimdeki disiplinlerinden bahsedilmiş,Osmanlı'da ilimin önemi fazlaca vurgulanmış.Önemli devlet adamlarının ve şehzadelerin nasıl bir eğitime tabi tutulup,vezirliğe ve padişahlığa yükseldikleri anlatılmış. Üçüncü bölümde Osmanlı'nın maneviyat direği olan âlimler yer almış.Misal olarak Şeyh Edebali,Somuncu Baba,İmralı Ali Emir,Molla Hüsrev,Akşemseddin,Molla Gürani,Ali Kuşçu.. ve daha bir çok âlim yer alıyor.Çok detaylı olmamakla birlikte devlete olan katkılarının unutulmaması adına, hayat hikayelerini bizlerle paylaşmış Yavuz Bahadıroğlu..Okurken etkilenmemek ve onlara karşı mahçup hissetmemek elde değil. Daha sonra yönetim birimi olan padişahlara geçiliyor.Osmanlı'nın kurucu lideri Osman Gazi'den başlayarak 2.Murad,Fatih Sultan Mehmet,2.Bayezid,Yavuz Sultan Selim,Kanuni Sultan Süleyman,1.Ahmed..gibi padişahların hayattaki önemli adımlarını,etkileyici kıssalarını,ilmî derecelerini görüyoruz..Paylaşmak istediğim çok kıssa vardı fakat uzun olduğu için mümkün olmadı bu yüzden üzgünüm :( Son bölümdeyse İslam Devleti'nin temelindeki o yüce insanlara yani Peygamber Efendimiz(a.s.) ve dört büyük halife olmak üzere o zamandaki âlimlerle ve önemli şahıslarla buluşuyoruz..Yazarın bu şekilde en temeldeki insanlardan bahsetmesi gerçekten çok güzel olmuş.Osmanlı Devleti her ne kadar İslam şeriatı üzerine kurulsada bunun temelini Peygamber Alişan Efendimiz'in attığını ve İstanbul Fethini müjdelemesiyle Osmanlı'nın da onun izinden giderek İslami usullere uygun bir şekilde ortaya çıktığını ve yaşadığını bilmeliyiz. Tarihini dizilerden
Tarih
Osmanlı'nın YükselişiYavuz Bahadıroğlu · Hayat Yayınları · 201776 okunma
Reklam