Berkay Kale

Berkay Kale
@berkaykale
English Teacher
English Language And Literature
Ankara
22 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Freud Ve Lacan'ın Perspektifinden Psikanalitik Analiz
Puan vermedi
Martin McDonagh'ın "Yastık Adam" (The Pillowman) oyunu, psikanalitik açıdan incelendiğinde, Freud ve Lacan'ın teorileri üzerinden okuyucular tarafından farklı bir bakış açısı ile okunabilir. Freud'un perspektifinden baktığımızda oyundaki karakterlerde bilinçdışı ve çocukluk travmaları olduğunu net bir şekilde görebiliriz. Freud'a göre bilinçdışı, bireyin davranışlarını ve düşüncelerini şekillendiren bastırılmış arzular ve travmalarla doludur. "Yastık Adam"da, Katurian'ın çocukluk travmaları ve ebeveynlerinin ona uyguladığı işkence, onun yazdığı karanlık hikayelere yansır. Buradan da anlayacağımız üzere Freud'un çocukluk deneyimlerinin yetişkinlikteki psikolojik durumu nasıl etkilediğine dair görüşleri desteklenmiş olur. Lacan'ın perspektifinden baktığımızda ise, ayna evresi, bireyin kendilik bilincini geliştirdiği kritik bir dönemdir. Katurian'ın yazdığı hikayeler, onun kendi kimliğini ve içsel dünyasını yansıtır. Bu hikayeler, onun içsel çatışmalarını ve travmalarını dışa vurma şeklidir. Ayrıca, Lacan'ın teorisinde, gerçek, simgesel ve hayali arasındaki ilişki, bireyin psikolojik yapısını açıklar. Katurian'ın yazdığı hikayeler ve oyunun genel yapısı, gerçek ve hayal arasındaki sınırların bulanıklaştığı bir dünya sunar. Simgesel düzen (toplumun kuralları ve yasaları) ve Katurian'ın hayal dünyası arasında sürekli bir çatışma vardır. Lacan, dilin arzunun bir yansıması olduğunu da savunur. Katurian'ın yazma eylemi, onun derin arzularını ve travmalarını ifade etme biçimidir. Bu da Lacan'ın dilin bireyin bilinçdışı arzularını nasıl yansıttığına dair teorisiyle uyumludur diyebiliriz. Sonuç olarak, "Yastık Adam," Freud ve Lacan'ın psikanalitik teorileriyle incelendiğinde, karakterlerin derin psikolojik yapıları ve travmatik geçmişlerini rahat bir şekilde ortaya
Edebiyat-Tiyatro
Yastık AdamMartin McDonagh · Ezr Yayıncılık · 202082 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
What you need to know about "Look Back in Anger" and a deep analysis.
Puan vermedi·96 syf.··
2022 2. kitabı
Look Back in Anger is written by British playwright, screenwriter and political activist John Osborne. Look Back in Anger is considered one of the most important plays in the modern British theater. It was the first well-known example of "Kitchen Sink Drama", a style a theater that explored the emotion and drama beneath the surface of ordinary domestic life. "Kitchen Sink Drama" was also a revolation for British theater. Osborne's play depicted the raw emotions and living of the working class. The story revolves around the character of Jimmy Porter, a young man from the working class, and his wife Alison. Jimmy expresses his disillusionment with society, his anger at the class system and his frustration at the lack of opportunity. The play explores themes of love, class and social unrest. "Look Back in Anger" opens at Jimmy Porter and Alison Porter's attic apartment. The scene is a little English village in the middle of the 1950s. Cliff Lewis, Jimmy's best friend and a young man from the working class, lives in the apartment with Jimmy and Alison. Jimmy and Cliff are both from families of laborers, but Jimmy got more education than Cliff. Together, they own and operate a sweet shop. It is evident from the outset that Jimmy is resentful of Alison's more illustrious family. "Look Back in Anger" is known for its raw emotional intensity, sharp dialogue, and its portrayal of a generation grappling with societal changes and personal struggles. World War II was between 1939 and 1945. Writers like Osborne lived through this period of war. In addition, the term "Angry Young Man" was coined by the press officer of the Royal Court Theater to promote Osborne's 1956 play Look Back in Anger. Jimmy's anger and rage is an expression of repressed emotions, trying to live in a
Edebiyat-Tiyatro
Look Back in AngerJohn Osborne · Penguin Books Publishing · 1982236 okunma
Frankenstein'da Romantizm, Gotik Elementler Ve Doğa'nın Etkisi
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
119 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2023 00:08
Gotik romanın en önemli eserlerinden olduğu kadar ilk bilim kurgu öykülerinden biri olarak kabul edilen ”Frankenstein" günümüzün kült romanlarından biri haline gelmiştir. Ayrıca romantik unsurlar da içerir. Mary Shelley bu romanda romantizm ve gotik özellikleri bir arada kullanmıştır. Gotik bilim olarak romanlar, genellikle kasvetli, yalnız, ve korkutucu atmosferlerde gerçekleşir. Olayların çoğu geceleri, bazen ayın hemen altında veya fırtınalı, aysız akşamlarda gerçekleşir. Gotik kurgunun çok önemli bir bileşeni ortamdır. Gotik romanlar genellikle gizem ve gerilim içerir, romanın romantik unsurları kişinin gücüyle gösterilir. Büyük bir gotik kurgu geleneği, sırların kullanılmasıdır. İğrenç bir eylem veya uzun süredir devam eden bir aile rezaleti genellikle gizlenmesi gereken ancak sürekli olarak açığa çıkma tehdidi oluşturan sırdır. Romantizm, on dokuzuncu yüzyılın başlarından beri Avrupa'da egemen olan ve on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar devam eden bir sanat akımıdır. Romantizm hareketi, Samuel Taylor Coleridge'in Lirik Baladlarıyla başladı ve William Wordsworth'un ölümüyle sona erdi. Romantizm akımı, Fransız Devrimi, eşitlik ve özgürlük ilkeleriyle beslenir. Aynı zamanda bu akım duygu ve düşünceleri ön planda tutar. Romantik şairler, doğadaki her şeyin uyum içinde olduğunu söyler, eğer Tanrı'yı görmek istiyorsanız doğaya bakın derler. Victor doğaya kaçar, gölde yürür,dalgaları izler,bulutlara bakar ve kendi yalnızlığının yanında doğayla bir olur. Sonuç olarak, Shelly romanda doğayı çok güçlü bir şekilde tasvir ediyor ve romanda doğanın insanlar üzerindeki güçlü etkilerini de görüyoruz. Ayrıca, ortam romanda hem romantik hem de gotik özelliklere büyük katkıda bulunmuştur.
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Blasted Oyununda Fiziki Şiddet Ve Psikolojik Şiddet Konusu Nasıl İşlenmiştir?
Puan vermedi·176 syf.··
2023 3. kitabı
!!!! SPOİLER İÇERİR !!!! Sarah Kane'in oyunlarında şiddet, tecavüz, argo gibi özellikler çok fazladır. Sarah Kane aynı zamanda "In yer face theatre" yazarıdır. Sarah Kane, oyunlarını Bertolt Brecht, Harold Pinter, Edward Bond, Howard Barker gibi yazarların etkisi altında yazmıştır. "In Yer Face Theatre" ilk olarak Alex Sierz tarafından kullanıldı. Bu tiyatronun amacı, seyirciyi oyuna dahil ederek sahnede müstehcen veya şok edici unsurlarla etkilemektir. Dahası, bir yazar seyircisine "In Yer Face Theatre" tekniği ile bir şok uygularsa, orada derin bir anlam vardır. Yani, yazar bu teknikle seyirciye önemli bir mesaj vermeye çalışır. Blasted oyununun başrollerinde, 50'li yaşlarda bir gazeteci olan Ian ve 20'li yaşlarında olan Cate vardır. Blasted oyunu aynı zamanda Bosna savaşıyla da alakalıdır. In Yer Face Theatre yani Türkçe meali ile Suratına Tiyatroda, sahnede her türlü işkence, küfür, şiddet ve tecavüz olayları açık bir şekilde gösterilir. Bunun amacı seyircinin tepki vermesini sağlamaktır. Ayrıca, In Yer Face Theatre (suratına tiyatro)'ın en önemli özelliklerinden bir tanesi de adeta seyirciyi ensesinden tutup oyunun içine sokarak bir tepki vermesini sağlamaya çalışmaktır. Blasted oyununda şiddet ve tecavüz olayları oldukça fazladır. Sahnede sergilenen 4 farklı tecavüz olayı vardır. Bunlardan iki tanesi net bir şekilde anlaşılırken, iki tanesi gizli bir şekilde izleyiciye verilmiştir. İlk tecavüz olayı, ilk sahnede Ian karakterinin Cate'i tecavüz etmesidir. Britanya'da aile içi tecavüzün sembolü haline gelen kadına yönelik erkek tecavüzünün deneyimini sahneleyen Sarah Kane, cinselleştirilmiş şiddeti gözler önüne seriyor ve bunu Bosna'daki savaş ve tecavüz kamplarının korkunç görüntüleriyle ilişkilendiriyor. Oyundaki ikinci tecavüz erkekten erkeğe tecavüzdür.
Edebiyat
BlastedSarah Kane · Bloomsburry · 2011153 okunma
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
Victor Hugo, ana karakterinin adı olmayan bu kısa romanı yayınladığında sadece 27 yaşındaydı. Karakterin suçu hakkında hiçbir şey bilmiyoruz sadece altı hafta içinde giyotinle idam edileceğini biliyoruz. Romanda, geleceği olmayan ve dolayısıyla psikolojik işkence yaşayan mahkum bir adamın ruh halleri anlatılıyor. Victor Hugo ölüm cezasını değil, aynı zamanda trajedik bir deneyimi gösteriye dönüştüren insanları da kınıyor. Victor Hugo, her canlının bir gün ölümle yüz yüze geleceğini ve bu yüzden korku duyabileceğini söylüyor. Ek olarak, biz ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz fakat idam edilecek mahkum için durum böyle değil. Bu yüzden karakterin yaşadığı psikolojiyi, öleceğini bilmesine rağmen sonuna kadar umudunu kaybetmemesini de empati yoluyla çok güzel anlattığını düşünüyorum. Sonuç olarak, Victor Hugo, bu romanı ölüm cezasının insanlık dışı yönünü göstermek amacıyla yazmıştır. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Victor Hugo
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma