İnsan, binlerce yıl evvel, deniz ve rüzgârın sözcükleri kendisine hediye etmesinden önce; sık ormanlar içinde kaybolan benliğini arayan, zihni karışmış bir yaratıktı. Durum bundan ibaretken, yalnızca dünü bilen cılız seslerle eski günlerimiz hakkında nasıl yorum yapabiliriz?
Kitabın ilk yarısı Halil Cibran'ın hayat hikayesiyle başlıyor diğer yarısı ise kısa öykülerden. Dili çok sade çok kısa bir zamanda okuyabilirsiniz. Genel olarak Halil Cibran okumayı çok severim ama bu kitaba ısınamadım.
İnsanı tanıma sanatı, bu sanatla uğraşanları alçakgönüllü olmaya zorlar, kazanılacak bilgilerin zamanından önce ya da durup dururken karşıdakilere sunulmasına izin vermez çünkü; zaten tersi bir davranış, yüksekten atmak ve elinden neler geldiğini başkalarına göstermek gibi çocuksu bir kibir ve gururu sergiler.