"Ne olduysa dün gece oldu bana
Ege deniziyle birkaç kelamdan sonra
Ayın şavkı ve yıldızlar eşlik etti bize
Kuşların cıvıltısıyla renklendi Balıkesirim."
Fakat bir şey eksikti bu tabloda,
galiba bendim o...
Sesim yankılanmaz olduğunda anlamıştım eksikliğimi sularımda.
Hani insanı içine alırmış ya sonsuz derya. Benimde sesimi alıp, yutmuştu.
Sayısızca iç ürpertisi yaşadım, durdum.
Ben bunların hepsini sadece sana yordum.
Balıkların, bir de denizcinin sesini duydum
sonrasında:
-Evine git artık evlat.
O sırada bir balık tam önümden atladı.
Sonra döndü maviliğine.
"Mazur görsene bir kere beni" dedim, denizciye.
Hem dayandığım onca taşa ve kuma
Çok ayıp olmaz mı sonra?
"Ben hem maviyim hem de kurşuni
Hem denizim hem alacasına tanyeli
Ben bütün renkleriyim bu tablonun
Hem eksiğim hem de afaki..."
Geldi, oturdu yanı başıma.
Elinde yakut kırmızısı bi' bira
ve az önce içlendiğim denizin kokusuyla.
"Bir şey der" dedim, ama demedi.
Tam o sırada bir balık daha atladı.