Duymazlıktan geldi Nilay. Gözü, Sıla'nın süt dolu memelerine, bağrına ve onların üstünde beyazca kıvrılan, pürüzsüz boynuna kaydı. Telaşla çevirdi bakışlarını hemen. Kendini konuşmak zorunda hissetti.
Biz Mülayim'le tanıdık, ilk heveslerin masum zevklerini. Ah, bayılıyorum bu içli laflarıma da. Şehvetin de masumu mu olurmuş! Şöyle diyeyim daha anlaşılır olsun: Açılışı Mülayim'le yaptım ben, bir yaz tatili sırasında, evlerine misafir olduğumuzda
Öyle utangaç bir çocuktum ki, dünyadan özür diler gibi gülüyordum. Ağaçlara bakmak utandırıyordu beni ya da bulutların yavaş yavaş hareket etmesi. İki köpek öpüşse kaçacak delik arıyordum. Öteki çocuklar sokakta biraz fazla gürültü yapsa, ben saklanıyordum...