berk can

berk can
@berkwest
Güzellik bazen kurtuluş değildir; çoğu zaman sonun ta kendisidir Kahkahadan sonra gözyaşı gelir
Tüm erkekleri kızartmak lazım. Pastacıyı da mı?
Pastacı hoş çocuktu. Bir ara gözleri göğüslerime kaydı. Fark ettiğimi görünce kızardı. Kızarsın zaten. Tüm erkekleri kızartmak lazım. Pastacıyı da mı?
"Pasta" hikayesi·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
bu kavuk tarihin iki devrini bağlayan bir düğümdür...
... bundan 450 sene evvel, bir gün, Ayasofya kilisesinin gümüş kakmalı, tunç kanatlı kapılarının önünde sivrikavuklu, kırmızı bıyıklı bir oğlan atından yere atladı: yerden toprak aldı, başına serpti. Bu çocuk Konstantiniye fethine hamdeden İkinci Mehmet'tir; bu kavuk, tarihin iki devrini bağlayan bir düğümdür, efendiler.
Tanrım, ne kadar da narinler.
“Seni öpmek istiyorum Ari.” “İyi bir fikir değil.” “Haklısının. Kendilerini üstün zanneden ayrıcalıklı heteroseksüellerle çevriliyiz. Kafayı yerler. Neden heteroseksüeller aşırı hassas oluyor? Tanrım, ne kadar da narinler.”
Bodrum ve deniz
Çocukluktan beri ilk defa çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlayarak kapıya dizüstü düştüm. Şiddetle hayret ettim. İçimde hayranlık! Gönül açıklığı! Şükran!.. Kıyamet kopuyor. Parmaklarımı yosunlara, kumlara daldırdım. Güzel dünyanın kumlarını, deniz çakıllarını, yosunlarını, sanki inci pırlantaymışlar gibi yüzüme gözüme sürdüm; üstüme başıma avuç avuç akıttım. O deniz, o adalar güzellikte en aşırı hayalin cennet diye gözönüne getirebileceğinden bir kat daha güzeldi. Hele o berrak gök, uzaklıklarda ne uysaldı! Denizi, asma yapraklarının fısıltısını duyuyordum. Burada ölmeyecek kadar kuru ekmek ve suyla yaşamak mutluluğunu özlüyordum.
kadın yaradılışının davranışı
Kız bakışıyla kompartımanı çepçevre süpürürken delikanlıyla göz göze geldi. İki ayrı elektrik akıntılı tel uçları birbirine deyince, çat çat diye kontak yapışları gibi bir şey oldu. İkisi de birbirine bakışlarının uzamasına dayanamadılar. Hani insan, parmağının ucunu ateşe dokundurur da parmağı yanınca nasıl hızla parmağını çekerse, başlarını birden başka tarafa çevirdiler. Eh bu da pencereden görülen yaradılış kadar yaradılıştı yahu! Seyretmeye degerdi dogrusu. ... Fakat yine dayanamadılar. Başka tarafa baktılar. Ne var ki, bu ikinci göz göze gelişte, öz mahremiyetlerinde karşılıklı bir çekicilik akıntısı ve bir anlayış oldu. Şunu da söylemek gerek ki, bu ikinci kez girişim, delikanlıındı. Bunu böyle diyorum, ama acaba kızdaki pasiflik kadın yaratılışının bir davranışı değil miydi?