Bugünden tezi yok diyorum,
Korkmadan, utanmadan
Soyunup pazar enayiliklerini,
Giyinip sevi giysilerini
Bir bayram denemesi yapmalıyız..
Sayılı günler başlamadan.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Özdemir Asaf
Günlerden bir gün kuşlar Simurg’un kanadından düşen bir tüy buluvermişler. Tüyü Simurg’un varlığına delâlet saymışlar… Bunu duyan bütün kuşlar toplanmış yardım dilemek için onu aramaya koyulmuşlar…
Simurg’un yuvası bulutların üzerinde Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Oraya varabilmek yedi dipsiz vadiyi aşabilmeyi gerektirmekteymiş. Hep birlikte uçmaya başlamışlar…
Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce bülbül, güle olan aşkını hatırlamış. Papağan güzelim tüylerini bahane etmiş. Kartal yüksek tepelerdeki krallığını tercih etmiş. Baykuş yıkıntıları özlemiş…
Yedi vadi üzerinde uçtukça sayıları giderek azalmış… Altıncı Vadi şaşkınlık ve sonuncusu Yedinci Vadi yokoluşta kalan kuşlar umutlarını yitirmiş… Kaf Dağı’na vardıklarında ise yalnızca otuz kuş kalmış… Sır da buymuş zaten.
Farsça si otuz… Murg ise kuş demekmiş. Otuz kuş aslında Simurg’muş… Her biri de bir Simurg'muş.
Gerçek yolculuk sadece kendine yapılan yolculukmuş.