Fatma

Fatma
@berlifitzing
“So many books, so little time.”
“Ama onların yüzleri boyalı! Nasıl olduklarını biliyorsun.” Hepsi, evet dercesine başlarını eğdiler. Yüzlerini gizleyen boyaların, onlara vahşi olmak özgürlüğünü bağışladığını öyle iyi anlıyorlardı ki!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Önünde, değneğe takılı duran Sineklerin Tanrısı, sırıtıyordu. Sonunda dayanamadı; başını kaldırıp, Sineklerin Tanrısı’na baktı. Beyaz dişleri gördü, donuk gözleri gördü, kanı gördü. Gözleri o çok eski, o yadsınmaz bilgiyi kabul etti. Sağ şakağında bir damar, beynini dövercesine zonklamaya başladı.
Dünya, ne olduğu bilinen dünya, yasalara uyan dünya, kaymak üzereydi. Eskiden şu vardı, bu vardı; ama şimdi... Gemi de gitmişti.
“Bizden başka canavar yok belki...”
Spoiler içerir
“Peki öyleyse... Ben bu adanın her bir yanına gittim. Tek başıma. Bir canavar olsaydı, görürdüm. Sizler korkan kişilersiniz, varın korkun... Ama canavar yok ormanda.” Jack, büyük şeytanminaresini geri verip oturdu. Derken Domuzcuk elini uzattı: “Jack’ın her söylediğine katılmıyorum; ama söylediklerinin bazılarına ben de katılıyorum. Ormanda canavar yok, elbette. Nasıl olabilir ki? Neyle beslenirdi bu canavar? “Domuzla.” “Domuz yiyen biziz.” “Domuzcuk!”