Berraoz

Berraoz
@berraozt
üniversite Msgsü Şbpb
İstanbul
15 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Yıllar önce orada bir berduş kendini öldürmüş. Nasılsa hücresine ustura sokmayı becerebilmiş olan adam orada boğazını kesmiş. Sabahleyin çavuş hücreleri dolaşırken bununkinin kapısına ceset dayandığı için açamamışlar, zorlayınca ölünün kolu kırılmış. Ölü, kırılan kolunun öcünü almak için, hücresine gelirmiş; öyle ki, o hücrede kim yatarsa o yıl içinde ölürmüş. Elbette birçok da örnek sayabiliyorlardı. Bir hücrenin kapısı açılmakta direnirse, vebadan kaçar gibi kaçacaktınız, çünkü o hücre perili hücreydi.
Venedik yayınları
Alıntı
Reklam
Berduşların toplumun yüzsüz asalaklan -Eli kolu tutuyor, dilenmeye çıkmış!- olduğu yolundaki düşünce büsbütün dayanaksız değildir, fakat, öylelerinin yüzdesi pek düşük bir oran tutar. İsteye isteye yüzsüzce yürütülen asalaklık, hani Jack London’ın kitaplarında Amerika’daki berduşluk konusunda okuduğumuz türden olan, İngiliz karakterinde yoktur, İngilizler yoksulluğun yüz kızartıcı bir günah olduğunu çok güçlü biçimde duyan, vicdanı her an uyanık bir tür oluştururlar.
Venedik yayınları
Alıntı
Benim öyküm burada bitiyor. Sıradan bir öyküydü. Umarım, herhangi bir yolculuk güncesi kadar ilginç bulunmuş olsun. En azından şunu söyleyebilirim ki, beş parasızsanız, karşılaşacağınız, işte böyle bir dünyadır. Gün oluyor, o dünyayı daha iyi keşfetmek istiyorum; istiyorum ki, Mario gibi, Paddy ya da Beleşçi Bili gibi kimseleri öyle gel geç karşılaşmalarda değil, yakın arkadaşlıklarla tanıyayım. Bulaşıkçıların, berduşların, Embankment’ta geceleyenlerin ruhunda neler olup biter, öğrenmek istiyorum. Şimdi bana öyle geliyor ki, yoksulluğun kıyısından köşesinden görülenden daha fazla bir şey görebilmiş değilim.
Sayfa 247 - Venedik yayınları
Edebiyat
Yine de meteliksiz kalmanın bana kesinlikle öğrettiği bir iki şeyi gösterebilirim. Bir daha hiçbir zaman berduşların sarhoş birer ahlaksız oluğunu düşünmeyeceğim, bir peni verdim diye bir dilencinin bana minnet duymasını beklemeyeceğim, işsizler uyuşuksa buna şaşmayacağım, Selamet Ordusuna para vermeyeceğim, giysilerimi rehine koymayacağım, sokakta birisinin uzattığı el ilanını geri çevirmeyeceğim, şık bir restoranda yediğim yemekten tat almayacağım. Bu, bir başlangıç.
Sayfa 247 - Venedik yayınları
Alıntı
Gerçekçi bir bakış açısıyla bakarsanız, dilenci aslında bir iş adamıdır; tıpkı diğer iş adamları gibi, yaşamını, önüne hangi yol çıkmışsa o yoldan kazanan bir iş adamıdır. Onurunu, modern toplumdaki çoğu insandan daha fazla satmış sayılmaz; sadece zenginleşmenin imkansız olduğu bir iş alanı seçme hatasına düşmüştür.
Sayfa 202 - Venedik yayınları
Alıntı