Sabah çok erken saatte uyandı. Karoline hala uyuyordu. Açık pencerenin önünde tek başına bir kuş ötüyordu. Bir süre yatakta açık gözlerle yattı, birkaç dakika boyunca. Bu birkaç dakika süresince düşüncelere daldı.
Uzun bir süredir şu biricik haftada olduğu kadar çok garip olayla karşılaşmamış gibi geldi Andreas’a. Yüzünü yan tarafa çevirdi ve sağında yatan Karoline’yi gördü. Dün onunla karşılaştığında görmediği şeyi şimdi fark ediyordu:
Kadın yaşlanmıştı, solgun, yüzü gözü şiş ve derin derin nefes alarak, yaşlanan kadınların sabah uykusunu uyuyordu. Yanından geçip giden zamanın değişimini fark etti.
Kendisinin dönüşümünü de; ve Karoline’yi hiç uyandırmadan hemen kalkmaya, Karoline ve kendisi dün nasıl bir araya gelmişlerse, aynı rastlantıyla, daha doğrusu kaderin cilvesiyle, çekip gitmeye karar verdi. Gizlice giyindi ve oradan uzaklaşarak, yeni bir güne, alışkın olduğu yeni günlerinden birine başladı.
Sayfa 21 - Kültür yayınları