Berraoz

Berraoz
@berraozt
üniversite Msgsü Şbpb
İstanbul
15 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Sabah çok erken saatte uyandı. Karoline hala uyuyordu. Açık pencerenin önünde tek başına bir kuş ötüyordu. Bir süre yatakta açık gözlerle yattı, birkaç dakika boyunca. Bu birkaç dakika süresince düşüncelere daldı. Uzun bir süredir şu biricik haftada olduğu kadar çok garip olayla karşılaşmamış gibi geldi Andreas’a. Yüzünü yan tarafa çevirdi ve sağında yatan Karoline’yi gördü. Dün onunla karşılaştığında görmediği şeyi şimdi fark ediyordu: Kadın yaşlanmıştı, solgun, yüzü gözü şiş ve derin derin nefes alarak, yaşlanan kadınların sabah uykusunu uyuyordu. Yanından geçip giden zamanın değişimini fark etti. Kendisinin dönüşümünü de; ve Karoline’yi hiç uyandırmadan hemen kalkmaya, Karoline ve kendisi dün nasıl bir araya gelmişlerse, aynı rastlantıyla, daha doğrusu kaderin cilvesiyle, çekip gitmeye karar verdi. Gizlice giyindi ve oradan uzaklaşarak, yeni bir güne, alışkın olduğu yeni günlerinden birine başladı.
Sayfa 21 - Kültür yayınları
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
EFESLİ DROMIO Sanki kardeşim değilsin de aynammışsın, Yüzüne bakınca yakışıklı olduğumu anlıyorum. Hadi içeriye girip biz de sohbetlerini dinleyelim. SİRAKUZALI DROMIO Buyur, sen benim büyüğümsün. EFESLİ DROMIO Sahi, bu bir sorun, nasıl çözeceğiz? SİRAKUZALI DROMIO Kura çekeriz, o zamana kadar sen önden buyur. EFESLİ DROMIO Hayır, şöyle yapalım: Madem kardeş kardeş geldik dünyaya, Önde arkada değil, gidelim el ele, yan yana.
İş Bankası Yayınları
Alıntı
Yabancı bir kentte aylarca sıkıntıda yaşadıktan sonra, yurda dönmekten öylesine hoşnuttum ki, İngiltere gözümde cennet gibiydi. Gerçekten de İngiltere’de insanı yurduna döndüğü için mutlu kılacak pek çok şey vardır. Banyolar, koltuklar, nane salçası, doğru dürüst pişirilmiş taze patates, hilesiz şerbetçiotuyla yapılmış bira, bunların hepsi, verecek paran varsa, çok iyi şeylerdir.
Venedik yayınları
Alıntı
Gece boyunca epeyce gürültü duyuldu. Aşağı yukarı saatte bir, yanımda yatan adam -galiba gemiciydi- uyanıp pek bayağı küfürler etti ve bir sigara yaktı. Başka biri, mesanesinden zoru olan bir adam, beş altı kez kalktı ve oturağına sesi duyulacak biçimde işedi. Köşedeki adamın yirmi dakikada bir öksürük nöbeti tutuyordu, o kadar ki, aya bakıp uluyan köpeğin bir sonraki ulumasını bekler gibi, insan, adamın bir sonraki nöbetine kulak kabartıyordu.
Venedik yayınları
Alıntı
Bozo çayını alıp giysileri kurusun diye ateşin yanına oturdu. Çayını içerken kendi kendine güldüğünü gördüm. Sanki hoş bir nükteye güler gibiydi. Şaşırmıştım. Neye güldüğünü sordum.  “Çok gülünç,” dedi, “Tam Punch’lık şey. Ne yaptım dersin?”  “Ne?” “Usturayı satmadan önce bir tıraş olmadım. Ne salağım ama!” Sabahtan beri midesine bir şey girmemişti, çarpık bacağıyla kilometreler boyu yürümüştü. Üzerindekiler sırılsıklam olmuştu. Acından ölmesini engelleyecek yarım peniden fazla bir şey yoktu elinde. Bütün bunlarla, usturasının elden çıkmasına gülebiliyordu. İnsanın böyle bir adama hayran kalmaması olanaksızdı .
Venedik yayınları
Edebiyat