Zaten nihayetinde hepimizin yapması gereken kendimizle açık yüreklilikle uzlaşmayı başarmak değil midir? Karşımızdakini sahiden görmenin,
kendi içimize, taa dibimize kadar dosdoğruca bakmaktan başka bir yolu yoktur. Ben böyle düşünüyorum.”
Kafuku’ya göre, alkolikler kabaca iki gruba ayrılırdı. İlki, kendisine bir şey katmak için
içmek zorunda hissedenler, ikincisi ise, içkinin kendisinden bir şeyler götürmesini istedikleri için
içenler.
Hiçbir şey bilmemiş olsaydım ne kadar iyi olurdu, diye düşündüğü zamanlar da olmuştu. Ancak, ne olursa olsun, bilmenin
bilmemekten daha iyi olduğu onun temel düşüncesiydi, yaşam karşısında aldığı tavırdı; bilginin cehaleti yenmesi... “Ne kadar şiddetli bir acıya sebep olursa olsun, ben bunları bilmek zorundayım. Çünkü insan ancak bilgiyle güçlenir.”