Berrin Öztürk

Berrin Öztürk
@berrincedays
ֆǟɮʀɛȶ*ֆ̧ʊ̈ӄʀɛȶ *ɖʊǟ ɛȶ
Masal
Büyük salon sadece İlhan a aitti. Onun kokusu, onun zevki, ona gelen hediyelerle doluydu. Her köşesi onun seçtikleriyle döşenmişti. Tanya bir gün uğradığında -ki bunca zaman içinde gelişi bir elin parmaklarını geçmezdi- "Neden senin yaptığın seramiklerden hiçbiri yok?" diye sormuştu. Eksikliği o an fark etmiş, sonra şöminenin üstüne iki parça yerleştirmişti. Koymadan önce İlhan'a sormayı da ihmal etmemişti. Çünkü ilhan için renklerin uyumu, objelerin ya da tabloların boyutu ve duruş biçimi önemliydi.
Sayfa 17 - Mümkün kitap·Kitabı okudu
Reklam
FİRUZE
Ben o üç sene her Allah'ın günü yastığımın altında silahla uyumuştum. Şimdi bile silahı yastığımın altına koymadan uyuyamıyordum ama șu an deselerdi ki dört bir yanından silahlar doğrulrulacak sana, Firuze ama aynı zamanda bu tuzağın ortasında Ezra nın kollarında uyuma hakki verecekler, bir an bile düşünmeden kollarında deliksiz uyurdum. Gözlerim kapalıyken bu anda kaybolup gitmekten başka dileğim yoktu. Kaybetmekten korkuyorum," dedim hayatımda ilk defa. "Çok korkuyorum."
Sayfa 326 - Ephesus·Kitabı okudu
Aşk - Edebiyat - Roman
Gül goncasını öpmek isteyen, dikenine ah etmemeyi öğrenirmiş çünki gülü seven ah ederse gül goncası sevenine küsermiş. Nazlıymış gül goncası, güzel olduğu kadar da kırılganmış. Bu yüzden varmış ya dikenleri zaten! Onu güzel bulan herkes, sırf güzelliğinden bir parça koparmak için hırpalamasın diye. Dilkenine katlananın gerçek seveni olduğunu anlasın diye. Sevilsin diye. Doğru kişiyi sevsin diye. Gül goncası sevdiğini defalarca yaraladıktan sonra kan revan içinde bıraktığı sevdalısının hâlâ ona sırt çevirmediğini görünce onu öyle severmiş, öyle çok severmiş ki çiçek açarmış. Yalnızca sevdiğini kendine hayran bırakırmış. Ama o zamana kadar onu seveni yine dikenleriyle imtihana tutarmış.
Sayfa 319 - Ephesus·Kitabı okudu
Aşk - Edebiyat - Roman
Ezra & Firuze
Gözlerim kapalıyken sitem dolu sesini duydum. "Bil artık, Firuze," dediğinde sessiz kaldım çünkü yalan söylemek istemiyordum. Beni bir ömür sevmesini dilediğimi bilmesini istemiyordum. Bir parmağını kirpiklerimde hissettiğimde sadece onu soluyordum. "Mumu bağrına bastığı ip eritir derler." Dokunuşu usulca aşağı kaydı ve tüy hafifliginde de olsa dudaklarıma dokundu. "Göğüs kafesimi yine kül edecek gibisin."
Sayfa 263 - Ephesus·Kitabı okudu
Aşk - Edebiyat - Roman
Ezra
Dudakları biraz daha bana yaklaştı. Gözlerini sımsıkı kapattı. Başını dayanamıyormuş gibi hafifçe iki yana doğru salladı. "Bir nazarın kâfidir âteş-i hevesi yakmağa. Hâbda olan gönlümü bidâr eden sensin," dedikleri.
Sayfa 235 - Ephesus·Kitabı okudu
Aşk - Edebiyat - Roman
Reklam