“Etimin kapladığı yer de var. Adım atamıyorum. Bu caddede. Günün yaşantısı pis bir koku bırakmış. Pislikler arasında adım atacak yer yok. Aynı yerde duruyorum. Karanlıkta geçenler okşamaya yelteniyorlar beni. Okşamak gelse içimden kendi ellerimi süreceğim vücuduma.”
“Utanç bizi ikiye böler. İkiye bölünmenin en dayanılmaz yanı, iki parçanın da hâlâ canlı olmasıdır. İnsan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye kalkışır. İkisinden biri gitsin, der.”
“Bir acıya yapılacak en büyük haksızlık onu başka acılarla kıyaslamak. Baskıcı düzenlerin yaptığı kötülüklerden biri de bu: Acıları büyüklük sırasına sokmaya zorluyorlar. İnsanın kendi acısından utanmayacağı bir dünya kurmak gerek.”
“Ama kaldığı yerden devam edemeyen, çünkü kalmak ve devam etmek fiillerinin çekimlerini yapamayacak kadar dilbilgisinin uzağına savrulmuş, orada özne yüklem ilişkisini ve bedeni üzerindeki egemenliğini kaybetmiş biri vardı.”