Alak suresinde kâfirlerin hâllerinden bahsediyordu.
"Hayır, Hayır! Eğer vazgeçmezse, derhâl onu perçeminden, o yalancı, günahkar perçemden yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve yalnızca O'na yaklaş!" (Alak, 15-19) Bu ayetlerdeki "alnından, perçeminden" tutma kısmını tam olarak anlamamıştım.
Aynı ifade Hûd suresi 56. ayette de geçiyordu. "Şüphesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun alnından tutmuş olmasın."
Hocamız bunları anlatırken alın ile kastedilenin, beynin bilinçli düşünmekten sorumlu olan ön kısmı olduğunu anlattı. Yani "frontal korteks"ten söz ediyorduk. Araştırınca işlevlerini de hayretle öğrendim. Dürtülerin kontrol edilmesi, kişinin öz eleştiri yapabilmesi, problem çözebilme yeteneği, ileriye yönelik düşünebilme, deneyim kazanma ve hatalardan ders çıkarma, duyguları tanımlama ve yaşama.
Kısaca davranışların kontrol edildiği bölgeden bahsediyoruz.
Rabbimiz de insanın iradesini ve aklını yanlış yere yönlendirmesini cezalandıracağını bu şekilde anlatıyor, açıklıyor bizlere..