"Bir şey unutmuşum gibi geliyor."
Gidenlere hep öyle gelir; bir şey unutmuşlar gibi. Oysa zaten bir şey unutmak için gider insan. Giderken bir şey unutmak sorun değil; insan çok daha büyük bir şeyi unutmak için gider. Geride kalanların ne anlamı olabilir ki?
İnsanın bir şeye bağlanması çok kolay değil. Bağlandığım andan itibaren nereye gideceğini sen değil bağlılıkların belirliyor. Kendini zincirleyip sonra da anahtarı yutmak gibi bir şey.
Tarık Tufan kitaplarını bir solukta bitirmek gibi bir huyum oldu. 24 saat bile sürmeden bitirdiğim bu roman için söylenebilecek tek şey, harika olması. Her satırında şaşkınlık, öfke, abartma canım deme isteği, acıma, ve hatta bazen kendine de acıma hisleriyle dolup taşıyorsunuz.
Spoiler vermeden romanı bir içe dönüş yolculuğu, benliğini öldürmek ama hangi benliğini sorusunun cevabı olarak anlatabilirim.
Yazar her zamanki vurucu üslubu ve tam da hislere tercüman olan cümleleriyle size güzel bir kurgu ve sorgulatacak bir hayat sunuyor.