berumend

Fıtrrat, insanın henüz dış tesirlerden etkilenmemiş olan ve özgün halidir. Diğer bir ifadeyle fıtrat, insanın yaratılışındaki arzu, istek ve temayülleri, ihtiyaçları, farklı istidat, kabiliyet ve yetenekleri toplayan ve insanın nefsinin ve ruhunun derinliklerinde Allah tarafından kodlanarak yerleştirilmiş, insanın tabiatıdır. Bu yönüyle fıtrat insanın varoluşunun anlam ve amacını ifade eden "Allah'ın yeryüzündeki halifesi olma" görevini yerine getirebilmesi için ona lutfettiği yetenekler toplamı olarak da tanımlanabilir. Kendisine bahşedilen bu kuvvet sayesinde insan; hak ile batılın arasını ayırma, yaratıcıyı araştırma, bulma ve O'na bağlanma konusundaki temayüllerini elde etmiştir. Bu anlamıyla fıtrat, insanın gerçeğe meyletme ve onu keşfedip kabullenme potansiyelidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İlahi inayet ve inşa olmaksızın insanın kendisinde yer alan olumsuz özellikleri ıslah ve olumlu özellikleri inşa ederek kemale giden yolculuğunu tek başına tamamlayabilmesi mümkün görünmemektedir. Aksine insan; ilahi inşanın olanaklarından mahrum kaldığında Kur'an'da "esfel-i safilîn" olarak ifade edilen hayvanlardan bile daha aşağılık bir durumun içine düşer.
Kur'an'da karakter inşasının yönü akıldan kalbe, kalpten ibadete, ibadetten ahlaka, ahlaktan da topluma doğrudur. ... İlahi iradenin muradına göre inşa olunmuş bireyler, Bir toplumu yönlendirecek sayıya ulaştıklarında toplumun da inşası gerçekleşmiş olur.

berumend

, bir kitap okudu
Puan vermedi·40 syf.·
2024 3. kitabı
Brigitte Labbé
8.5/10 · 200 okunma
Dua bir restoranda sipariş vermece değildir. Bir ürün için siparişte bulunmaca da değildir. Bir sipariş verdiğinizde, ücretini öder ve istediğiniz ürünü alırsınız. Patates kızartması için sipariş verdiğinizde örneğin, önünüze bir hamburger gelmemesi gerekir. Dizüstü bilgisayar için sipariş verdiğinizde kargodan telefon çıkmasını beklemezsiniz. Siparişiniz ne ise onu alırsınız ve siparişinizin bedeli ne ise onu ödersiniz. Ödemede bulundunuz, sonuç olarak umduğunuz ürünün önünüze gelmesini beklersiniz. Dua ettiğimizde ise "hiçbir" ödemede bulunmayız. "Hiçbir şey" ödemeyiz. Hiçbir şey ödemediyseniz, o za­man bir beklenti içerisinde olmazsınız, önünüze gelenlerle ilgili şikayet etme hakkınız da olamaz. Şöyle demezsiniz; "Hey! Dur bir dakika, ben sınavımdan yüz almak istemiştim. Dün gece boyunca dua etmiştim. Yine de kırk aldım. Bu ne Allah'ım? Ben doğru sipariş vermiştim!" Biz bunu diyecek kadar ileri gidemeyiz. Bizler hizmet etmek zorunda olduğu müşterisiymişiz gibi davranmak Allah'ın vazifesi değil. Biz bu dünyanın müşteri hizmetlerine alışkınız. Doğrusu ona o kadar alışkınız ki Allah ile de aynı yolla her mesele­mizi çözeriz zannediyoruz.