Yıllardır aynı yere kaçıyordum. Bir hayale... Tam Habil’i öldürecekken Kabil’in karşısına çıkmamla başlayan bir hayal. Önce Kabil’in öfkesini onunla konuşarak dindiriyor, ardından iki kardeş
arasında sonsuz bir barış sağlıyordum. Ancak asıl hayal sonrasına dairdi. Çünkü hayal etmesi en zor olan oydu: Kabil Habil’i öldürmemiş olsa, bugün dünya nasıl olurdu?
Ama öyle olmadı... Hiçbiri geçmedi! Aynaya baktım ve hiçbir şey hissetmedim. Ölüp dirilmek hiçbir işe yaramadı... Evet, artık bir yüzüm var! Bir adım da var. Ama hepsi o kadar! Kim olduğum hakkında hiçbir fikrim yok.