9/10
·320 syf.··
2026 95. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
Ben bir #challenge başlattım. Kitaplığımda ki her sıradan bir okumadığım kitabı okuyorum. İlk kitabım bu güzellik oldu. Gerilim ve ters köşe kitaplarda favorilerimi sıralasam bu yazarı ilk beşe koyardım. Biliyorsunuz geçenlerde bir kitabıda film oldu. O da çok iyiydi diyebilirim. Önce konusundan sonrada beni delice ters köşeleriyle sınayan bu kitaba kişisel yorumumdan bahsedeyim. Eden Fox bir akşam koşudan evine döndüğünde hayatını altüst eden bir olayla karşılaşır. Anahtarı kendi evinin kapısını açmaz ve kapıyı açan kadın korkutucu şekilde ona benziyordur. Daha da kötüsü, kocası bu yabancı kadının kendi gerçek karısı olduğunu söylüyordu. Aynı sırada Birdy de aldığı ağır bir haber ve gizemli bir miras nedeniyle Hope Falls kasabasına gelir. İki kadının yolları, sırlarla ve psikolojik oyunlarla örülü Spyglass adlı ev etrafında kesişir.Kimin doğru söylediği sürekli değişiyor ve bu durum sizi delirtiyor. Herkes suçlu, herkes sorunlu...deli gibi durmadan devam eden ters köşeler.. Bu kitap beni ilk sayfalardan itibaren huzursuz etmeyi başardı. Eden'ın yaşadığı şey zaten başlı başına insanın aklını karıştırıyor çünkü kendi evine gidiyorsun ve sana ait olması gereken hayat bir anda senin değilmiş gibi davranıyor. Okurken sürekli bir dakika burada bir şeyler yanlış hissi yaşıyorsunuz. Karakterlere güvenmek çok zor çünkü herkes bir şeyler saklıyor gibiydi ki öyleydi. En sevdiğim tarafı da buydu; her şeyi çözdüğümü sandığım anda düşüncelerim değişiyordu. Hep bir bu ds tutmadı, bu ds değilmiş deyip deyip durdum. Kasabanın o tekinsiz havası ve psikolojik gerilim tarafı da bayağı güçlüydü ve ben bunu cidden sevdim . Bazı anlarda gerçekten insanın kendi hafızasına bile güvenemeyeceğini düşündürüyordu. Genel olarak merak duygusunu hiç düşürmeyen, insanın elinden bırakmak istemediği
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026100 okunma
Aslında o öyle degilmiş :))
9/10
·724 syf.··
2026 43. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 17:40
İncelemeye geçmeden evvel sözlerime bir özür ile başlamak istiyorum.(bir önceki Tutunamayanlar eseri ile ilgili puanlama ve incelemem için).Yalnızlığın yabancılaşmanın ve içe dönüşün samimi bir anlatımıdır.Bu sebepledir ki yıllar gecmesine rağmen güncelliğini korumakta ve her yeni nesil de keşfedilmeye devam etmedir.Bugüne kadar okuduğum tüm kitaplar içerisinde ilk beşe seni yazdım #k:279172.İçeriğiyle ilgili çok detaya girmeyecem (spoiler olmaması adına )ama henüz okumayanlara veya okuyup okumama arasında gidip gelenlere naçizane tavsiyem hic tereddüt etmeden hemen okuyun.. Oğuz Atay sevenler kulübünde artık bende varım..
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Reklam
4/10
·526 syf.··
2026 100. kitabı
Boardroom Billionaires adlı serinin üçüncü kitabı ilk kitabı ne kadar sevdiysem bundan o kadar nefret ettim . Konu gayet güzeldi aslında sevdiğim kinayeler vardı fakat ana çiftin embesilce halleri delirtti beni . Geberselerdi keşke bu beyinsizlikle nasıl bu saate kadar yaşamışlar hayret zaten normal şartlarda on kere ölmüştüler . Bundan daha salakça başka bir durum yaratamazlar artık dediğim her defasında yarattılar tebrik ediyorum . Cassandra yani Cass'in çok sevdiği ablası eskortluk yaparken öldürülüyor buda bunun yapanı bildiği için intikam almaya karar veriyor . Konu zaten burada kafadan dakika bir gol bir patlıyor zira adam çok tehlikeli güçlü bir avukat şirket sahibi .Ve kızın asla konu ile ilgili bir hazırlığı donanımı bir boku yok öyle bodos adamla gidip tanışıyor takılıyorlar ve evlenmeyi başarıyor . Ki buda saçma böyle bir adam cart diye bunun gibi sıradan bir kızla evlenmez asla . Neyse aradan neredeyse 4 sene geçmiş beşe girmişler evlilikte bu gerzek hala bir halt becerememiş adam buna taciz dayak şiddet her haltı yapıyor . Kitap bu noktada başlıyor zaten kadın tek doğru düzgün karar veremedi tüm kitap boyunca bakın . Bu kocasını kendi öldüremeyeceğini anlayınca Rus'ların takıldığı leş bir mahalleye gidip katil bulmaya karar veriyor . Gidip kafadan adamın biri ile konuşuyor dehşet bir gerzeklik bakın adam bunu kaale almıyor . Bu sırada orada olan Matvei olayı izliyor sonrasında kadını gidip uyarıyor falan kadın hala adama çemkiriyor . Adamı dinlemeyip dışarı çıkınca iş teklif etmeye çalıştığı adam ve iki kişi daha buna saldırıyor Matvei gelip bunları öldürüp salağı kurtarıyor . Bu sırada yaralanınca kadın bunu hastaneye bırakıp kaçıyor isim cisim bilmiyorlar karşılıklı . Bu noktaya kadar Matvei çok karizmaydı bende bunu bir halt sandım . Matvei'de
Boardroom TiesNicole Fox · 01 okunma
Kedilerle tanışınca insanlıktan utandım :))
10/10
·216 syf.·
2026 57. kitabı
Merhaba sevgili okur arkadaşlarım, Bugün sizlere yine “Ne kadar farklı olabilir ki?” diye başlayıp insanı tokat gibi gerçeklerle baş başa bırakan bir kitapla geldim. Hikâye, iki Çinli arkadaşın “Dünya çok sıkıcı oldu, hadi Mars’a gidelim.” demesiyle başlıyor. Evet, normal insanlar kahve içmeye gider, bunlar Mars’a gidiyor. Fakat bizimkilerin uzay yolculuğu pek de turistik geçmiyor; uzay mekiği Mars’a çakılıyor. Biri ölüyor, diğeri ise kaderine terk ediliyor. Korkmayın, spoiler değil. Kitap zaten daha ilk sayfalardan “Ben sana pembe hayaller satmayacağım.” diye bağırıyor. Sonrasında olaylar Kedi Ülkesi’nde geçmeye başlıyor. İlk başta “Ne kadar tatlı, kedili bir hikâye herhâlde.” diye düşünüyorsunuz ama yazar size öyle bir ters köşe yapıyor ki bir bakmışsınız eğitim sistemi, siyaset, ekonomi, savaş, kadınların toplumdaki yeri,çok eşlilik bağnazlık ve insanlığın bitmek bilmeyen saçmalıklarıyla yüzleşiyorsunuz. Kitap boyunca sürekli “Yok artık, bu kadar da olmaz.” diyorsunuz ama sonra dönüp dünyaya bakınca aslında gayet olabildiğini fark ediyorsunuz. İşte can sıkıcı kısmı da tam olarak burada başlıyor. Benim için kesinlikle ilk beşe girecek kitaplardan biri oldu. Okumayan kalmasın derim. Belki yıllardır gözlerine görünmez at gözlüğü yapıştırılmış insanlar bile birkaç sayfa sonra “Acaba sorun bizde mi?” diye düşünür. Gerçi çok umutlanmamak lazım ama ben yine de kitapların küçük mucizeler yaratabildiğine inanıyorum. Daima kitaplarla ve sevgiyle kalın :)
Kedi GezegeniLao She · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,185 okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Kitapta peygamberin mucizelerinden tutunda, yaşadığı büyük küçük çaplı olaylara kadar birçok olayın anlatıldığını görüyoruz. (Ozellikle baslangicindaki anlatimini hicbirr siyer kitabında bulamazsiniz diye düşünüyorum) Anlatımı akıcı bir dille yazılmış bencede. Ağır konuların bile ustalıkla üstünden kalkmış. Zaten piyasada da fazla peygamberimizin hayatıyla ilgili kitap olmadığından bence açık ara en iyi siyer kitabıydı diyebilirim. Kitapta bazı önemli ayetlerin nasıl zor zamanlarda nazil olduğunu, olayın oncesini anlatan kisimlarda güzeldi. Tabi Mehdi mavallarina girmeseydi daha iyi olurdu. Ama arapcasiyla Kur'an'da Hüden kelimesiyle geçen bir sıfat vardır ki Hüden zaten mehdi ile aynı anlama gelir ve uydurma hadisler bir yana Kur'an-ı Kerim'in kendisi zaten yaşayan bir mehdidir. Şahsen Peygamberin doğumu öncesinde ve sonrasında hiçbir mucizesi olmasaydı dahi, sadece Kur'an-ı Kerim'in kendisi bile mucize olmaya yeterdi. Beni kitapta en çok etkileyen ve tüylerimi diken diken eden kısım, peygamberin doğumuna yakın yaşanılan fil olayıdır(Ebrehe ordusu bkz: Fil süresi ). Yalnız yanlış hatırlamıyorsam okumama göre tek bir fil arkasında da develer vardı sanırsam. Yani bilinenin aksine fil ordusu yoktu. Yine hadis kaynaklı olduğundan ve pek guvenemedigimden peygamberin mucizelerinin de hiçbirine inanmıyorum demesem de şüpheyle yaklaşıyorum. Ama mesela şu olay Kur'an'da geçtiği için ve iki farklı şekilde yorumlanabildigi için buna inanabilirim diye düşünüyorum: Ay'ın ikiye bölünmesi olayı.(Kıyamet yaklaştı ay yarıldı, bu yorum 1969'da Ay'a çıkarken kazılarla vesaire yapılmış olabilecegi gibi Peygamber Efendimizin Ay'ı ortadan ikiye bölmesi gibi de yorumlanabilir.) Ben yine örnek verecek olursam Miraç hadisesi Kur'an kaynaklı olmadığı için asla ve kata inanmam. (50 vakit namaz
Edebiyat
Hz. Muhammed'in HayatıMartin Lings · İnsan Yayınları · 20173,620 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 32. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 14:03
Kitapta olaylar,III.Ahmet’in üç şehzadesi için düzenlediği ve on beş gün süren sünnet töreni boyunca yaşananlardan oluşmaktadır. Vaktiyle Saatçiler Kethüdası olan Kazasker,geçmişinde işlediği günahların bedelini ödemektedir. Usta bir saatçinin dükkanını yakmak-ki dükkanla bir olan evde usta ve ailesi de kalmaktadır- suretiyle bir ailenin mahvına sebep olan Kazasker,yıllar sonra yangından sağ kurtulan iki kardeşin-Hasan ve Hüseyin(Daha sonra Nasrettin ve Nusrettin adlarını alarak kitap boyunca bu adlarla bilinirler.) ikiz kardeştir- intikamıyla müstahak olan bir sonla karşılaşır. Bir Osmanlı polisiyesi olarak niteleyebileceğim eserin oldukça akıcı olduğunu söylemeliyim. Her bölüm kendi içerisinde heyecanı en üst noktada tutmaktadır. Bölüm başlarında anlatılan kısa hikayeler ise yaşanacaklara ibret nazarıyla bakmaya hazırlayan birer girizgah niteliğinde. Kazasker ve Defterdar;Kurt Çelebi ve Bülbül Ağa;Visal Banu ile Nasrettin;Şaban,Nusrettin,Çıngırak Beşe,Dobra Hatun ve daha nice karakterin hayatlarının kesişmesiyle kurgulanan güzel bir eserdi. Uzun süredir İskender Pala okumamıştım. İyi geldi.
Edebiyat
Surnameİskender Pala · Kapı Yayınları · 20223,055 okunma
Reklam
Reklam