𝓐𝓡𝓨𝓐
"Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim, gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda seninle."
- Oğuz Atay
Ne kadar zamanımız kaldı bilmiyoruz ve hâlâ birbirimize geç kalmak için oyalanıyoruz. Korkak kalplerimizi birine
sunmaya cesaret dahi edemiyoruz. Oysa insan koşmalı sevdiğine bir şarkıları daha olması için, beraber bir film daha izleyebilmek için, elini birkaç dakika daha fazla tutabilmek için... Tarifi mümkün değildir bazı şeylerin, yaşamalı insan, korkak kalbine inat yaşamalı... (Ve yaşadığında anlayacaksın iyiki diyeceksin her şeyine rağmen;)
Zamana bırakmamalı aşkı çünkü zamandır aşkın en büyük düşmanı... Kalbim senin sana emanet, senin kalbin benim bana emanet kalbim.
Bütün hikâyeler tek kişiliktir, içine aşk karışana kadar... Ben kendimi seninle tanıdım, ne kadar çok sevebileceğimi sen öğrettin bana. Çok şey öğrettin aslında... Kimsenin sana benim kadar güzel bakamayacağını biliyorum mesela... Bildiğim birkaç şey daha var. Adını biliyorum, kokunu biliyorum, gülüşündeki çocuğu ve gözlerini kaçırışını biliyorum çünkü her şeyi ben seninle öğrendim seninle yaşadım bana her şeyi sen öğrettin. Sadece bizi biliyorum. Başka da bir şey bilmiyorum, bilmeyi de istemem zaten...
Seni en güzel ben seviyorum. Beni en güzel sen seviyorsun. Hem de her şeye herkese rağmen...
Seviyorum seni...
"-Senin korkak kalbin bana âşık oldu...
- Benim korkak kalbim sana âşık oldu....
- Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
- Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar seninle büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya sana arkasını dönse bile ben sana arkamı dönmem.
- Böyle konuşursan