Mahrem, Türkiye'nin yakın tarihte maruz kaldığı FETÖ belasının iç yüzünü belgeleriyle ortaya koyuyor.
Gülen hareketinin çıkış noktasından Türkiye ve dünyaya yayılması, Gülen'in ABD ile yaşadığı vize sorunu gibi konulara değinen eser, oldukça kapsamlı ve belgelerle ortaya konmaktadır. 1990'lı yıllardan itibaren ılımlı İslam çerçevesinde bazı kesimlere şirin gözüken örgüt, zamanla büyümeye başlamış, kurduğu eğitim, finans ve medya ağıyla kendisine fon sağlamaya başlamış. "Türkiye'yi laik ve Kemalist elitin elinden alıp muhafazakar elite bırakmayı " hedefleyen örgüt, aslında göründüğünden çok daha tehlikeli. Nisan 2015 çıkışlı kitap ne kadar doğru çıkarımlarda bulunduğunu 1.5 sene sonra göstermiştir. Aslında devletimizin saygın kurumlarından MİT ve TSK, 2004 MGK toplantısında sunduğu raporlarla bu örgüte dikkat çekmiş ve önlem alınması konusunda tavsiyeler vermiştir. Gelin görün ki dönemin siyasi cephesi bu tavsiyeleri kulak arkası etmiştir. Çünkü siyasi taban için bu harekete göz yumma yolunu seçmiştir. Halbuki MİT raporu ve eğitim kitabında örgütün yayılması ve faaliyetleri o günden belliymiş.
1990'lı yıllardan itibaren emniyete sızarak yükseköğrenim adı altında ABD'ye master için gönderilen rütbeli polisler, cemaatin doğrultusunda fonlanıp eğitim alıp geri dönerek görevlerinde yükselmişlerdir. Kitabın ilk bölümlerinde bu konulara değinilmiş ve detaylar verilerek aktarılmıştır.
ABD'nin bu konudaki konumu ise garip bir yerde bulunuyor. 11 Eylül sonrası İslam'a karşı başlatılan savaşa karşın bu örgüt ılımlı İslam ve hoşgörü maskesine bürünüp diğer İslami oluşumlara takınılan tavırdan kendini bir şekilde kurtarmış ve ABD'den talimatlarla dünyaya yayılmıştır. Dünyaya diyorum çünkü sadece Türkiye değil, eğitim kurumları vasıtasıyla Kuzey Afrika, Orta Asya, Ortadoğu, Uzak