İlahi Komedya gibi bir metni okurken kaybolmak gerekir. Yanlış anlamak gerekir, durup düşünmek gerekir. Hatta bazen hiçbir şey anlamayıp devam etmek gerekir. Ben Dante’nin karanlık ormanına girmek istedim ama önüme sürekli bir rehber dikildi: buraya bak, bunu böyle anlamalısın, şunu kaçırma…Metinle baş başa kalamıyorum. Şiir akmıyor, imge büyümüyor bende. Bu baskı şiiri yaşamak isteyen okur için değil şiirin açıklamasını okumak isteyenler için ideal olabilir. Ama ben Dante okumak istiyordum 😒
Dante: (konuşacak)
Editör: “Aslında burada sembolik olarak…”
Kardeşim BIRAK ADAM KONUŞSUN
Sevgili Altın Kitaplar,
Bir insan neden 67 sayfa önsöz yazar? Daha doğrusu:
Neden ben o 67 sayfayı okumak zorunda bırakılırım???
Bir cümle okuyorum, hop 2 dipnot.
Dipnota bakıyorum, ana cümleyi unutuyorum.
Başa dönüyorum.
Tekrar dipnot.
Tekrar başa dönüş.
Zihnim Windows 98 gibi donuyor.
Bir şey kaçırmayayım diye inat edip önsözü okudum.
Sonuç?
😡 Kitabın yarı özeti
😡 Ana metni okumadan anlamlandıramayacağım bilgiler
😡 Ve beynimde gereksiz bir bilgi çöplüğü
Yetmedi…
İlahi Komedya’ya geçiyorum, tam odaklanacağım,
DİPNOTLAR SALDIRIYA GEÇİYOR.
Ben Dante okumak istiyorum, siz beni dipnotlar arası mekik dokuyan bir şeye çevirdiniz. Akış yok. Büyü yok. Konsantrasyon sıfır.
Vallahi billahi pişmanlıksınız.
İlahi Komedya’yı cehennemden önce editöryal bir arafta yaşattınız bana.
Saygılar ama biraz da sitemler.