bestece

Uzun süredir burayı yalnızca kitap alıntılarımı biriktirmek, altını çizdiğim cümleleri sonra yeniden okuyabilmek için kullanıyorum. Bu yıl bana türlü anılar, kayboluşlar, acılar getirdi… Her şeye rağmen okuma alışkanlığımı tamamen kaybetmeden, sessizce kendi köşemde kalmaya çalıştım. Bugün uygulamaya girdiğimde bir an kendimi Twitter’da sandım (sanırım uygulama güncellenmiş ya da ben yeni fark ettim). Elbette gelişmek, büyümek güzel şeyler ama bazen sessiz kalan yerler daha kıymetlidir. Son zamanlarda bazı kullanıcıların burayı bir okuma platformundan ziyade sosyal bir alana çevirdiğini görmek üzücü. Artık kimi zaman kitaplardan çok insanların birbirine yöneldiğini görüyorum. Oysa bu alan satırların arasında kendini arayanlara aitti. Ben burayı sosyal medya olarak değil, kitapların ve kelimelerin arasında nefes alabildiğim küçük bir alan olarak sevmiştim📚Günün sonunda burası yine kitapların yeri olmalı… Öyle bir iç döküş olsun istedim…
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Canım, bizim zamanımızın gençleri bambaşkaydı diye düşündü. Bambaşkaydı onlar. Kederlerini, sevinçlerini hususi bir şey olarak kendi kendilerine saklamasını, herkes karşısında sakin ve dertsiz görünmesini, hususi ve deruni hayat yaşamasını pek iyi bilirlerdi. Kimse kimsenin dramını bilmezdi. İnsanlar yan yana yaşarlar, iç dertleriyle birbirlerini rahatsız etmezlerdi. Bugünkü laubalilik yoktu.

bestece

, bir kitap okudu
6/10
·250 syf.·
23 saatte okudu
·
2025 34. kitabı
Volkan Sönmez
7.3/10 · 233 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 20:42
Not: Bu kitaba günümüz diliyle bir inceleme yapmaya gönlüm el vermedi. Kendi lisanına uygun bir inceleme yazmak istedim. Malum eserin diziye yansımış şekliyle aramızda bir tanışıklık mevcuttur; lâkin kitabın sahifelerinde karşıma çıkan aile o gördüklerimden büsbütün farklı idi. Ali Rıza Bey, ne yazık ki beklediğim vakar ve dirayetten pek uzaktır. Kendi döneminin tabiriyle söylersem: zayıf mizaclı, iradesi gevşek, hâdiselerin önünde sürüklenen bir zat-ı muhteremdir. Aile reisliğinin icabını yerine getiremeyen, evlâtlarının istikametini tayin edemeyen bir babadır. Hâlbuki kalbinde biraz metanet, sesinde biraz hüküm bulunsaydı ailenin dalları birer birer kopmazdı. Reşat Nuri’nin kaleminde her şey incelikle örülmüş; kelimeler dönemin ahlâk buhranını öyle zarif bir sükûnetle anlatıyor ki insan kızmakla acımak arasında kalıyor… Netice itibariyle Ali Rıza Bey o çöküşün baş mimarı değilse bile, en sessiz tanığıdır…
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,1bin okunma