Gökyüzünün herkes için bir olması ne kadar tuhaftı. O göğün altındaki insanlar da birbirilerine çok benziyorlardı; her yerde, yeryüzünün dört bir yöresinde, birbirlerinin varlığından habersiz, aralarına nefret ve yalan duvarları girmiş, ama yine de birbirinin aynı olan; düşünmeyi hiçbir zaman öğrenmedikleri halde, bir gün dünyayı altüst edebilecek gücü yüreklerinde, içlerinde, kaslarında biriktirmekte olan yüz milyonlarca insan yaşıyordu.
İktidar ancak çelişkilerin uzlaştıılmasıyla sonsuza kadar korunabilir. Eski döngü başka hiçbir biçimde kırılamaz. İnsanların eşit olmaları engellenecekse -bizim deyimimizle yüksek kesimdekiler yerlerini hep koruyacaklarsa-, ağır basan zihin hali denetimi çılgınlık olmalıdır.