betül k.

betül k.
- Ben de bilmiyorum, neden oldu böyle. İnsan sevince kavga etmek istiyor. Ben böyleyim. Ferhat'tan aşağı kalmak istemediğim için, hep münakaşa ederdim onunla. Haklı mıyım, haksız mıyım, düşünmeden. Yalniz onu haksız çıkarmak isterdim hep. Malumatım yetişmezdi. Okumaya da üşenirdim. Okusam da anlamam onun kadar. Ekseriya sizden öğrendiklerimi ona satardim. Kulaktan kapma hep. Maksadım onun bana bilgileriyle tahakküm etmesine meydan vermemekti. O ne iddia ederse ben aksini iddia ederdim. Her zaman değil. Anlamasın diye. Fakat esas meselelerle itiraz ederdim ona ben. Mesela çok milliyetçidir o. Ben hiçbir şey değilim. Onun fikirlerini de kolayca kabul ederim. Ne olacak? Benim hiçbir iddiam yok ki. Söylüyorum size. Anlamıyorum. Fakat işte, sırf onu kızdırmak için, hırpalamak için, ondan aşağı kalmamak için, onu sevdiğim için velhasıl, hep aksini söylüyordum. Biliyorsunuz o Arnavut meselesini. Besim dayım da, siz de yoktunuz o gün. Ferhat bir aralık annemin yanında Arnavutların aleyhinde bulundu. Fena bir şey söylemedi. Unuttum. Yani onları küçük görür gibi bir şey. Unuttum. Annemin tabiatı mâlum. Köpürdü. Çok ileri gitti. Ferhat sabretti. Annem daha ileri gitti. Biliyorsun canım. Ferhat da bir daha bu eve ayak basmayacağını söyledi, gitti. Ertesi gün buluştuk. Ben bir gün evvel annemi çok haksız bulmuştum. Ferhat'a bunu söyleyip gönlünü alacağım yerde annemi müdafaa ettim. Haksızdım ben; haksızdım ama bu sefer de Ferhat ileri gitti. Annem için, benim için çok ağır şeyler söyledi. Öfkesi hoşuma gidiyordu. Biliyorum ki sevgidendir hep bunlar. Ama ben de kızdım. Çok kızdım. Öfkelenince onun gibi değilim ben. Çenem kilitlenir. Kızarım. Sözle öfkemi alamayınca bir hareket yapmak isterim. Yüzüğü parmağımdan çıkarıp suratına attım. "Ben Arnavut'um işte, anlıyor musun? Seninle
Sayfa 116
Reklam
“Her caninin içinde temiz bir dünya vardır. Oraya kaçış kendi kendinden nefret ifade eder. Banyoyu senden çok seven fahişeler tanıdım.”
Sayfa 26
ben yesili de söylemistim. 'Ben de bayılırım yeşile;' demişti. Dün bindiğimiz taksi yeni ve güzeldi. 'Rengi yeşil olmasaydı...' dedi. Mordan nefretimi de hatırlaması lazımdı. Sordum: 'Mor olsaydı daha mı iyiydi?' Tereddütsüz cevap verdi: 'Tabiî...' Ya sekiz ay evvel yalan söylemişti: His birliği aldanışı vermek için. Ya dün yalan söylemişti: His kopuşu azabı vermek için. Yahut da hakikaten değişmişti. Birinci ve ikinci ihtimal: Fettanlık.! Üçüncü ihtimal: isyan. Dördüncü bir ihtimal yok. Hepsi fena. Bütün aşk, önünde beni aptallaştıran bir seraba dönüyor. Zekamın istikametinden gururuma sapladığı bu bıçağın acısı beni uyutmadı. * ** Fettanlık, fettanlık... *
Sayfa 30

betül k.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·74 syf.·
2025 1. kitabı
Samipaşazade Sezai
7.2/10 · 18,3bin okunma