Betül

Betül
Ankara
Mersin, 19 Ocak 1986
86 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Algernon’a Çiçekler
9/10
·325 syf.··
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 19:23
Charlie Gordon, zihinsel engelli bir bireydir. İlk defa denenecek bir yöntemle zeka seviyesini artırılması için deney olarak kullanılır. Bu deney daha önce Algernon isimli farede gerçekleştirilmiştir, ve başarı gözlemlenmiştir. Ama bir insanda denemek için aslında henüz çok erkendir. Ameliyat öncesi ve sonrası Charlie’nin dilinden yazılmış ilerleme raporlarından gelişimine tanıklık etmek bence etkileyiciydi; kitaba dil olarak bir farklılık katmıştı. Charlie’nin ameliyat olmasıyla yavaş yavaş başlayan değişimi, daha sonra inanılmaz derecede hızlandı ve bir dahiye dönüştü. Kitabı okurken zeka seviyesinin bu kadar yükselebileceğini tahmin etmemiştim; ameliyat oldu fakat zekası normal insan seviyelerinde kalır diye düşünmüştüm. Charlie'nin bu kadar zeki olması ve çevresinde olup bitenin aniden farkına varması, onun duygusal gelişimi açısından ters tepki yarattı ve ona zarar verdi. Charlie’nin Algernon ile kurduğu bağ, aslında bir yerde kendisiyle kurduğu bağ anlamına geliyordu. Algernon onun için kendi geleceği, kendi başarısı demekti. Algernon’un tepkilerinin gerilemeye başladığı an, zaten okuyucu olarak az çok kitabın sonunu tahmin etmeye başladık. Bu da bizim için kırılma noktalarından biriydi; bu andan itibaren bizi duygusal anlamda etkileyecek olayların başlayacağı belliydi ve öyle de oldu. Sonu da kitabın bütünü kadar etkileyiciydi. Üzdü...
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neden Isınamadım? Bir Hamnet İncelemesi:
7/10
·293 syf.··
2026 17. kitabı
Hamnet kitabına başlarken beklentim, Shakespeare’in meşhur eseri Hamlet’i yazma sürecini ve oğlu Hamnet’in hikayesini daha derinlemesine okumaktı. Ancak kitap, bu beklentimi tam olarak karşılayamadı. Kitabın adı Hamnet olsa da, karakterin okuyucuya aktarılma biçimi bence yetersizdi. Hamnet’i sadece kardeşinin hastalığını fark edip onun için çırpınırken tanıdık. Karakterin ölmeden önceki hali daha çok anlatılsaydı, onunla kurduğum bağ çok daha güçlü olabilirdi. Bu eksiklikten dolayı Hamnet’in ölümü beni beklediğim kadar sarsmadı. Hikaye daha çok Agnes’in yaşadıklarına ve onun acısına odaklanarak devam etti. Yazarın anlatım tekniği, maalesef kitabın içine girmemi oldukça zorlaştırdı. Tarihi bir olay örgüsü anlatılmasına rağmen, metinde çoğunlukla geniş zaman kullanılması ve devrik cümle yapısına çok sık başvurulması odaklanmamı engelledi. Bu teknik tercihler, hikayeyle arama mesafe koyarak karakterlerle empati kurmamı imkansızlaştırdı. Agnes’in mistik özellikleri kitaba farklı bir alan açmış olsa da, bu durum kocasıyla tamamen farklı bakış açılarına sahip olduklarını gösteriyordu. Agnes’in bazı tepkilerini fazla bulduğumu söylemeliyim. Ne olursa olsun hayatta olan iki çocuğu daha vardı ve yas sürecinde onları ihmal ettiğini düşünüyorum. Bu da karaktere olan yakınlığımı azalttı. Kitapta vebanın yayılışını anlatan "pirenin yolculuğu" gibi bölümler bana oldukça fazla ve gereksiz geldi. Hikayenin bütününe hizmet etmeyen, olmasa da olurdu dediğim kısımlardı. Sonuç olarak; Çok fazla kitap okuyan ve farklı tarzlara alışık bir okur olmama rağmen, Hamnet'in diline ve anlatım biçimine ısınamadım. Yazarın üslup tercihleri, maalesef hikayenin ve duyguların önüne geçmiş. Filmini de çok merak ediyorum, bakalım filminde neler hissedeceğiz?
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
10/10
·590 syf.··
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 05:28
Peygamber efendimizin hayatı anlatılır da güzel olmaz mı? Bülbülün Kırk Şarkısı, peygamberimize aşık olan ve onun peşinden ayrılmayan bir bülbülün dilinden anlatılıyor. Anlatım kronolojik bir siyer gibi düz olay akışıyla değil, daha çok önemli olaylar çevresinde roman tadında şiirsel bir anlatımla ilerliyor. Peygamber efendimizin doğumu, Hira’da ilk vahyin gelişi, Mekke’de çekilen eziyetler, Medine’ye hicret ve Sevr mağarasında yaşanılanlar, Bedir, Uhud ve Hendek Savaşları, Mekke’nin fethi, Kabe’nin putlardan temizlenmesi, peygamber efendimizin veda hutbesi ve vefatı.. Hepsi o kadar güzel ve manevi bir doygunlukla anlatılmış ki hüzünlenmemek elde değil. Hatta çoğu yerde gözyaşlarına dur diyememek. Sahabilerden ise Asım B. Sabit ve Nevfel’in hikayelerini okurken tüylerim diken diken oldu.. Peygamber efendimizi yaşayamasak da okumak da güzel şey vesselam.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Gece Açan Çiçekler
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 23:08
Gece Açan Çiçekler, bende en çok anlaşılamama, yalnızlık, sessizlik ve yarım kalmışlık hissi bırakan bir roman oldu. Kitap boyunca karakterlerin konuştuğundan çok sustuğunu, yaşadığından çok içinde taşıdığını hissediyorsunuz. Bu da hikâyeyi daha gerçek ve daha ağır kılıyor. Derviş Ali karakteri beni en çok etkileyen karakter oldu. Onun sağlam duruşu, içindeki boşluklara rağmen ayakta kalma çabası ve en çok da Handan’a olan aşkına bu denli sahip çıkması çok etkileyiciydi. Derviş Ali, kendini tamamlayamamış bir insan gibi görünse de sevdiği şeye tutunma biçimiyle güçlü bir karaktere dönüşüyor. Onun yolculuğunda asıl mesele varmak değil, aramak gibi.. Halide ise benim için sessizliğin ve yalnızlığın iç sesi gibiydi. Varlığıyla konuşmayan ama hissedilen, kelimelerden çok boşluklarla anlatılan bir karakter. Kitapta en çok hissettiğim şey, insanların birbirini sevse bile birbirini tamamlayamadığı gerçeğiydi. Bazı duyguların karşılığı olsa bile zamanının, şartlarının ve kaderinin olmadığını görmek insanda derin bir eksiklik duygusu bırakıyor. Bu yüzden roman boyunca bir kavuşmadan çok, içsel bir kabulleniş hâli hissediliyor. Tarık Tufan’ın dili sade ama yoğun. Az cümleyle çok şey anlatıyor. Edebi açıdan da çok doyurucu bir metin sunuyor bize. İki farklı dönemi anlatmasına rağmen, farklı dili ve üslubuyla hikaye geçişleri bizi hiç zorlamıyor. Kısacası, Tarık Tufan okumaya devam :)
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
9/10
·472 syf.··
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 15:10
Yeşil Peri Gecesi; Şebnem’in çocukluğu, ailesi, yaşadıkları, yaşattıkları, travmaları, kendiyle ve çevresiyle hesaplaşmaları.. Şebnem’e kızabilirdim ama kızmak hiç aklıma gelmedi. Çünkü herkesin yaşadığı olaylara ve travmalara verdiği tepkiler farklıdır. Onun yaptıkları bir noktada kendi seçimleriydi. Bu seçimler yanlış olabilir ama onun hayatta kalma yöntemiydi. Kendini değersizleştirmesi bilinçsiz değildi. Aslında geçmişinde ona zarar veren insanlardan intikam alma biçimiydi. Kendine zarar vererek, başarısız olarak, kendini rezil ederek onların canını yakacağını düşündü. Bu yanlış bir yöntemdi ama sonuçta kendi yöntemiydi. Böylece kendini değersizleştirdi her şeyin farkında olarak. Şebnem’in temel isteğinin güçlü olmak ya da sadece görünmek değil, gerçekten sevilmek olduğunu düşünüyorum. Hayatı boyunca sevgi yerine beğenilmekle yetinmek zorunda kaldı. Kitabın sonu beni çok etkiledi. Şebnem’in kendini feda ederek planladığı son ve en vurucu intikamın gerçekleşmesi, kendi değerini ya da değersizliğini bir araç olarak kullanması hikâyeye uygun ve güçlü bir sondu. Başka türlü bitseydi hayal kırıklığı olurdu benim için. Roman boyunca en çok ürperdiğim nokta, Şebnem’in yaşadıklarının pek çok kadının gerçek hayatta yaşayabileceği şeyler olmasıydı. Bu yüzden hikâye sadece bir karakterin değil, toplumsal bir gerçeğin yansıması gibi geldi. Okurken bi yandan da sürekli kafamda bir soru dönüyordu? “Başka türlü olabilir miydi?” Bu sorgulama ne kadar acıtsa da karakteri o kadar gerçekçi kılıyordu. Şebnem için ne tamamen suçlu diyebiliyorsun ne de tamamen masum. Serinin 3. kitabı Osman; Osman’ın gözünden hikayeyi (Şebnem’i) yeniden dinlemeye, yaşamaya hazır mıyım onu da hiç bilmiyorum..
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma