Mimar Okur Yazar Editör. Göçebe Karşılaşma Ayna Meselesi Anne Gölgesi kitaplarında öykülerim var. Editörlük yapıyorum. Çocuk edebiyatı için çalışıyorum. Eksi 18 Edebiyat Topluluğu üyesiyim. Kumdan Hayaller ilk çocuk kitabım.
2024 Okuma Listesi
12. Hafta - 12. Kitap
Mine G. Kırıkkanat’ın Kırmızı Kedi Yayınevi Ekim 2023 basımı Sinek Sarayı adlı kitabı 2024’ün 12. kitabıydı. Mine G. Kırıkkanat’la Elif Şafak arasındaki intihal davası ortaya çıktıktan sonra ilgimi çekti. Bit Palas’ı yıllar önce okumuştum. Dünya görüşü olarak Elif Şafak’a çok uzak olmakla birlikte bu davada büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum. İki kitap farklı üsluplarda yazılmış, farklı konuları işliyor. Edebi açıdan Bit Palas’ın çok daha iyi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ama özellikle ilk yarısındaki betimlemeler ağır kitaplara alışık olmayan okuyuculara sıkıcı gelebilir. Sinek Sarayı ise aksine son derce akıcı. Bütün romanlarda ufak tefek benzerlikler olabileceğini düşünüyorum. Aslında bu, tam olarak esinlenme dediğimiz şey. Adına intihal diyecek olursak elimizde intihal olmayan çok az kitap kalır.
Gelelim kitaba... Fransız bir baba ve Türk bir annenin oğlu olan Sinan Laforge radikal bir kararla Fransa’daki işinden bir yıllığına ücretsiz izin alarak ayrılıp İstanbul’a gelir. Cihangir’de bir apartman dairesine yerleşir. Kapıcı ve her biri birbirinden sıra dışı olan apartman sakinleri, renkli kişilikleri ve iç içe geçmiş ilişkileriyle Sinan’ı çarpıcı bir maceranın içine çekerler. Kitapta kullanılan sinek sarayı imgesi bu insanların sıra dışı yaşamlarını temsil eder.
“Trakya köylerinde evin başköşesinde durur. İncecik çöplerden yapılmış, minyatür bir Uzak Doğu tapınağını andırır. Üstünü renk renk, küçücük çaput parçaları süsler, rüzgârda kımıl kımıldır. Suyun dibinde balıkların kandığı olta tüyleri gibi, sinek sarayının görevi de sinekleri üstüne çekmektir. vin içindeki sinekler bu kımıl kımıl ince sarayın üstüne toplanırlar, renkli çaput parçalarına, incecik çöplere pislerler. Evin diğer eşyaları, bir ölçüde
Sinek SarayıMine G. Kırıkkanat · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015403 okunma
2024 Okuma Listesi
12. Hafta - 12. Kitap
Mine G. Kırıkkanat’ın Kırmızı Kedi Yayınevi Ekim 2023 basımı Sinek Sarayı adlı kitabı 2024’ün 12. kitabıydı. Mine G. Kırıkkanat’la Elif Şafak arasındaki intihal davası ortaya çıktıktan sonra ilgimi çekti. Bit Palas’ı yıllar önce okumuştum. Dünya görüşü olarak Elif Şafak’a çok uzak olmakla birlikte bu davada büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum. İki kitap farklı üsluplarda yazılmış, farklı konuları işliyor. Edebi açıdan Bit Palas’ın çok daha iyi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ama özellikle ilk yarısındaki betimlemeler ağır kitaplara alışık olmayan okuyuculara sıkıcı gelebilir. Sinek Sarayı ise aksine son derce akıcı. Bütün romanlarda ufak tefek benzerlikler olabileceğini düşünüyorum. Aslında bu, tam olarak esinlenme dediğimiz şey. Adına intihal diyecek olursak elimizde intihal olmayan çok az kitap kalır.
Gelelim kitaba... Fransız bir baba ve Türk bir annenin oğlu olan Sinan Laforge radikal bir kararla Fransa’daki işinden bir yıllığına ücretsiz izin alarak ayrılıp İstanbul’a gelir. Cihangir’de bir apartman dairesine yerleşir. Kapıcı ve her biri birbirinden sıra dışı olan apartman sakinleri, renkli kişilikleri ve iç içe geçmiş ilişkileriyle Sinan’ı çarpıcı bir maceranın içine çekerler. Kitapta kullanılan sinek sarayı imgesi bu insanların sıra dışı yaşamlarını temsil eder.
“Trakya köylerinde evin başköşesinde durur. İncecik çöplerden yapılmış, minyatür bir Uzak Doğu tapınağını andırır. Üstünü renk renk, küçücük çaput parçaları süsler, rüzgârda kımıl kımıldır. Suyun dibinde balıkların kandığı olta tüyleri gibi, sinek sarayının görevi de sinekleri üstüne çekmektir. vin içindeki sinekler bu kımıl kımıl ince sarayın üstüne toplanırlar, renkli çaput parçalarına, incecik çöplere pislerler. Evin diğer eşyaları, bir ölçüde
Sinek SarayıMine G. Kırıkkanat · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2015403 okunma
İsveç'te yer alan bir editörlük şirketi, İngilizce metinleri Türkçe'ye çevirip editörlük yapacak birini arıyordu. Neyse başvuru yaptım ve reddedildim. Reddedilmem mühim değil, insan her zaman başarılı olamaz ve olmak zorunda da değildir. Ayrıca insan reddedildiği için mutlu olur mu? Evet, ben oldum. Çünkü reddedilmeseydim belkide böylesine motive edici, iyileştirici, kibar ve zarif bir mesaj alamayacaktım.
O kadar harika bir şirket ki yabancı başvurulara cevap yazmaya zaman ayırıyor ve böylesine harika bir üslupla niyet mektubu yazıyor. Çünkü İsveç. Çünkü medeniyetin köprü ülkelerinden. Çünkü hümanizmin lokomotifi ülkelerden. Türkiye'nin şirket politikalarını ve Türk işverenlerin başvurana karşı kaba üslubunu anlatmak bile istemiyorum.
Bu şirketle çalışanlar ne şanslı. İmrendim vallahi...