Betül Kışla

Betül Kışla
@betulkisla
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2023 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2023 23:12
Kitabın ana karakteri olan Gregor Samsa, ailesiyle birlikte yaşayan gezgin bir satıcıdır. Babasının borçlarını ödeyebilmek, ailesini geçindirebilmek ve kız kardeşini konservatuara gönderebilmek için sürekli çalışmaktadır. Bir gün yatağında uyandığında bir böceğe dönüşmüş olarak bulur kendini ve tüm hayatı baştan yazılır. Ya da asıl gerçek ortaya çıkar demek daha mı doğru olur? Samsa’nın göze çarpan ilk özelliği ailesine olan adanmışlığıdır. Kendinden önce onların ihtiyaçlarını düşünmesi ve hayatının merkezine onları yerleştirmesi; bu nedenle birçok özveride bulunması öykünün birçok yerinde vurgulanmıştır. Kafka’nın en önemli eserlerinden biri olan Dönüşüm kitabının konusu dilden dile dolaşır. Bir sabah odasında uyanan Gregor kendini yataktan doğrulup işe gitmeye çalışan kocaman bir böcek olarak bulur. Gayet ilgi çekici bir giriş ama kitap bu kadarla kalmıyor. Kesinlikle okunması gereken, içinde bulunduğumuz toplumu, aile yapımızı ve aslında en başta kendimizi sorguya çektiren bir kitap. Dönüşüm 3 kısımdan oluşuyor. Kitabın ilk bölümünü okuduğunuzda aklınızda Kafka’ya, Gregor’a ve dahi ailesine sormak istediğiniz binlerce soru birikiyor. Mesela Gregor’un o sabah uyandığında dönüşüm yaşayıp bir böcek olmasına şaşırmayıp işe gitme telaşesine girişmesinde ben bir okuyucu olarak Gregor’u kollarından tutup sarsmak istedim. Hey kendine gel, hangi işten bahsediyorsun? Aynanın karşısına geçip kendine bir baksana önce demek istedim. Sonra Kafka’nın neden başka bir hayvan değilde bir böceği bu dönüşüme layık gördüğünü düşündüm. Bu durumu hiç tereddütsüz kabul eden bir tek Gregor değil tabiki, ailesininde bu durumu kabullenmesi, ona uygun yemekler vermesi, evde gördükleri bu böceğin Gregor olduğuna inanmaları ve dahi Gregor’un patronu. Herkes çıldırmış olmalı dedim
1000k
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
Reklam
10/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2023 42. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 16:08
Bruno, henüz dokuz yaşındadır. Annesi, babası ve Gretel adındaki ablası ile birlikte Berlin’de büyük bir evde yaşar. İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü o yıllarda Almanya’da Führer hüküm sürmektedir. Bruno’nun babası ise bir Nazi subayıdır. Bruno, bir gün akşam yemeğinde Führer’i evlerinde ağırlayacaklarını öğrenir. Bu, o ve ev ahalisi için oldukça heyecan vericidir; çünkü söylenilenlere göre Führer önemli bir kişidir. O akşam yemeğinde ise Bruno’nun babası terfi alır. Bu durum, oldukça sevindirici bir haber olsa da Bruno için değildir. Çünkü ailenin Auschwitz’e taşınması gerekmektedir. Bu da Bruno’nun çok sevdiği evinden ve arkadaşlarından ayrılması anlamına gelir. Yeni ev, Bruno için oldukça sıkıcıdır. Evlerinin etrafında askerler dışında hiçbir ev yoktur. Bruno ise askerlerden nefret etmektedir. 12 yaşındaki ablasıyla birlikte Bruno, Berlin’e büyük bir özlem duyar. Bir gün Bruno, camdan bakarken tel örgülerin ardındaki çizgili pijamalı adamları ve çocukları fark eder. Babasına onların kim olduğunu sorduğunda Yahudi oldukları yanıtını alır. İçindeki meraka yenik düşen Bruno, bir öğle saatinde tel örgü boyunca bir gezintiye çıkar. Bu gezinti, daha sonraları çok seveceği arkadaşı Schmuel ile tanışmasına vesile olacaktır. Eser aynı gün doğan iki çocuğun dostluğunu anlatıyor. Sanırım uzun süre aklımdan çıkmayacak bir eser. Berlin'den savaşın kalbine uzanan bir hikaye. Bu eser savaş sırasında farklı dünyalardan gelen iki çocuğun dostluğunu ele almış. Eser düz bir seyirde giderken sonunda şaşkınlığı ve heyecanı zirvede yaşadım. Yer yer olabilir mi böyle bir şey deyip, bölümleri bir daha okudum lakin olan oldu.
1000Kitap
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 17:41
Yeraltından Notlar’da Dostoyevski, bize hastalıklı bir adamın kendiyle hesaplaşmasını belki de kendiyle hesaplaşamadığı şeyleri anlatıyor. Bu adamın roman boyunca ismi geçmez çünkü o büyük bir insanlığı temsil eder. Birçoklarının söylemeye cesaret bile edemeyeceği şeyleri söylemekten çekinmeye bu adam, kendi zihninin ücralarında dolanan, bu hayatta bir yer sahibi olmak isteyen ama bir yandan da istemeyen kimimize göre aykırılık sahibidir. Biz onu bu aykırılıkla yargılarız, peki kendi aykırılıklarımızı ne kadar yargılarız? Ya da bu soruyu şöyle soralım: Başkasına aykırılıkla bakıyorken biz ne kadar aykırı değilizdir? Bir insan kendine ne denli dürüst olabilir? Hiç kendinize karşı tamamen dürüst oldunuz mu? Aklınıza gelen kötü düşünceler yüzünden kendinizi yiyip bitirdiğiniz ya da bunun hemen üstünün kapanmasını düşündüğünüz şeyler oldu mu? Dostoyevski, bir insanın tamamen iyi ya da kötü olamayacağını birçok romanında dile getirirken, Yeraltından Notlar’da buna tamamen ışık tutar. Karakterimiz bazen bir fahişeye nasihat verip onu bu kötü durumdan kurtarmak için onunla konuşacak kadar iyi kalpli, bazen de sırf hal ve hareketlerini beğenmediği için yanındaki uşağını öldürmek isteyecek kadar kötüdür. İşte insan da budur der bize Dostoyevski. Hep uçlarda yaşayan, iyi ve kötünün arasında gidip gelen, bazen yeraltına düşen, bazen de oradan çıkmak için muhteşem bir yaşama isteğiyle dolup taşan… Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde isimsiz karakterimiz içindeki her şeyi bir bir döküyor. Bir insanın kendine itiraf etmekten korkacağı cinsten şeyleri o kadar büyük cesaretle anlatıyor ki, bunlar size normal gelmeye başlıyor. Gerçi belki de normal olması gerekiyordur… Fakat kitap boyunca karakterimizin tek bir düşüncesi vardır: Var olmak. Var olmak basit bir kelime gibi
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2023 16:49
"Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer." Denizci Martin Eden, burjuva kesiminden olan Ruth Morse'a aşık oluyor. Peki bu aşk onun için bir başlangıç mı olacak, son mu? Kendini Ruth'a ve ailesine layık görmeyen Martin Eden, Ruth ile evlenebilmek için bir kişisel gelişim ve entelektüel olma yolculuğuna çıkıyor. Bu yolculukta kendini buluyor da diyebiliriz,kaybediyor da. Saf sevgisi ve azmiyle çıktığı bu yolda, kendisine inanmayan bir sevgili için gecesini gündüzüne katan, çoğu zaman bu uğurda aç kalan ve kendinden ödün veren bir karakter ortaya çıkıyor. Martin Eden o kadar çok okuyor, hızlı öğreniyor ve yazıyor ki başarı ve ün, onun için geç de olsa kaçınılmaz oluyor. Tüm esere boyunca göreceksiniz ki mutluluğu hak eden biri varsa o da Martin'di. Aşktan daha farklı noktalara parmak basan, toplumun değer yargılarını bize sorgulatan bir eserdi. Özellikle eserin yarı otobiyografik olması bu kusursuz denebilecek eseri etkileyici yapan noktalardan biriydi. Kitap boyunca bu eserin güzel bir sonla bitmesini istedim lakin öyle olmadı. Martin'in Swinburne şiiriyle başlayan edebiyat hayatı, bir Swinburne şiiriyle bitti.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 16:06
"Yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah,daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." Eserde Mai hayali siyah gerçeği temsil eder. Bir nevi hayal ile gerçeğin çatışması görülmektedir. Kitapta kahramanımız Ahmet Cemil, yazar olma hayalleri kuran aynı zamanda geçim sıkıntısı sebebiyle yoğun bir şekilde çalışmaya mahkum olan bir karakterdir. Ahmet Cemil hayallerini gerçekleştirmek için umudunu kaybetmeden yol alırken gerçekler onu bambaşka yollara sürükler. Hem iş hem aşk hayatı beklenilenden farklı bir gelişme gösterir. Roman, Ahmet Cemil'in geleceğe dair hayallerinin yer aldığı mavi bir geceyle başlar, tüm yollar tükenince annesi ile beraber İstanbul'dan ayrıldığı siyah bir geceyle son bulur. Halit Ziya, Ahmet Cemil'in hayatının yanı sıra dönemin sosyal yapısını, ekonomik durumunu ve birçok yönünü eserinde bizlere yansıtmış. Beni bu denli etkileyen toplumsal olan kısım değil, içsel-bireysel olan kısmıdır. Ana karakter Ahmet Cemil'in iç dünyasını, kimlik arayışını ve sorumluluklarını çok iyi yansıtır. Benim gözümde bu kitap bir taşta beş kuş vuran kitaptır. Hem toplumsal tarihi makale okuyormuş gibi sıkılmadan okuyacaksınız,hem de insan psikolojisini okuyacaksınız.
Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,7bin okunma
Reklam