📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Normalde Ayşe Kulin'in dilini çok severim, hafiftir, yormaz, akıcıdır. Okuduğum birçok eserini de çok beğenirim. Bu kitapta da öyleydi taa ki kitabın yarısına kadar. Benzer cümleler çok yordu. Kitap yarısında bitseydi eğer okuduğum kitaplar icinde beni duygusal olarak en çok etkileyenlerden biri diyebilirdim. Kendimden birtakım parçalar bulmamın da etkisi olabilir. Handan'ın gençlik aşkı, Halide Edip'in Handan'ı ile kurduğu benzerlikler benim için çok etkileyiciydi. Ancaaakk ve lakin ne zaman ki Handan Amerika'dan Türkiye'ye döndü o zaman kitap kendisini bozdu. Kitap duygusal bir aşamadan politik, siyasi bir aşamaya atlıyor. Birden ne olduğunu falan anlayamıyorsunuz. Muhtemelen yazarımız 2013 yılında yaşanan olayların ekmeğini yemek istemiş, o zaman okumuş olsaydım belki daha çok beğenirdim ama kitaptaki duygusal anlatımdan keskin bir şekilde siyasi anlatıma geçmiş olması bende hayal kırıklığı yarattı. Kitabın büyüsü bozuldu diyebilirim. Okunur mu okunur elbet ancak popüler kültür kitabından farklı bir şey değil üzgünüm.
"...dışımızdaki her şey daha güzel, bizden başka herkes daha mükemmelmiş gibi görünüyor. Ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor. Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz. Böylece şanslı kişinin, yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor."