"Tanrıya karşı duyulan sevgi," diye başladı konuşmaya, "her zaman iyiye duyulan sevgiyle bir değildir. Ah, iş bu kadar basit olsaydı! İyi'nin ne olduğunu biliriz hep, Tanrı buyruklarında yazar. Ama Tanrı buyruklarda değildir yalnız, Tanrı buyrukları Tanrının ancak küçük bir parçasıdır. İnsan buyruklardan hiç ayrılmaz, ama yine de Tanrıdan fersah fersah , uzakta bulunabilir."
Belki, diye geçirdi içinden, tüm sanatın, tüm us'un kökeni ölümden duyulan korkudur. Bizler ölümden korkarız, gelip geçiciliğimiz tüylerimizi diken diken eder, boyuna çiçeklerin sararıp solduğunu, yaprakların döküldüğünü görüp hüzünlenir, bizim de ölümlü olduğumuz ve çok geçmeden sararıp solacağımız bilincini yüreğimizde taşırız.