ŞEHİR

Her ne kadar iş işten geçmiş olsa da, bu adamlar Hitler'e muhalefet etmenin bedelini hayatlarıyla ödediler ve korkunç bir biçimde can verdiler. Pek çoğunun cesareti insanda hayranlık uyandıracak cinstendi ama ahlaki bir öfkeden veya diğer insanlara neler çektirildiğini bilmekten kaynaklanmıyordu; bu adamları harekete geçiren neredeyse sadece yenilginin ve Almanya'nın sonunun yaklaştığına kesin gözüyle bakmalarıydı. Buna karşılık bazılarının, örneğin York von Wartenburg'un siyasi muhalefete katılmasının nedeni ilk başlarda, "Kasım 1938'de başlatılan o iğrenç Yahudi karşıtı ajitasyon" da olabilirdi (Ritter). Ama bu tarihte sinagoglar alevler içinde kaldı ve görünüşe göre koca bir halk korkunun pençesine düştü: Tanrı'nm evleri ateşe verilmişti ve hem Tanrı'ya hem de hurafelere inananlar Tanrı'nın gazabından korkuyorlardı. Üst düzey subaylar, 1941 Mayısı'nda Hitler'in "komiser emri" diye anılan emrini aldıklarında ve yakın zamanda başlatılacak olan Rusya seferinde bütün Sovyet yetkililerin ve tabii bütün Yahudilerin katledileceğini öğrendiklerinde kuşkusuz tedirgin olmuşlardır. Bu çevreler, Goerdeler'in dile getirdiği gibi, "işgal altındaki bölgelerde ve Yahudilere insan yok etme ve dini inançlar nedeniyle zulüm teknikleri uygulanmasının ... tarihimizin her zaman sırtında taşıyacağı koca bir kambur" olmasından elbette kaygılanıyordu. Ancak görünüşe göre bütün bunların "[bir barış antlaşması için müttefiklerle masaya oturduğumuzda] çok zor durumda kalmaktan", "Almanya'nın şamna sürülmüş kara bir lekeden" ve Ordu'nun moralinin bozulmasından çok daha önemli, çok daha korkunç olduğu hiç akıllarına gelmemişti.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu olayı hatırlıyordu, çünkü bir hükümet yetkilisinin kendisine sosyal bir davette bulunması Eichmann için sıradışı bir durum, büyük bir onurdu. Hatırladığı kadarıyla hoş, rahat biri olan Mach, Eichmann'ı bowling oynamaya davet etmişti. Savaşın tam ortasında Bratislava'da İçişleri Bakanı'yla bowlinge gitmekten başka bir işi yok muydu gerçekten? Hayır, kesinlikle başka bir işi yoktu; nasıl bowling oynadıklarını, Heydrich'e suikast girişiminde bulunulduğunu öğrenmelerinden kısa bir süre önce içki servisi yapıldığını gayet iyi hatırlıyordu. Dört ay ve elli beş kaset ses kaydından sonra, İsrailli müfettiş Başkomiser Less bu olaya döndüğünde, Eichmann aynı hikâyeyi neredeyse kelimesi kelimesine aynı şekilde anlattı ve kendi "üstlerinden biri suikaste uğradığı" için "unutulmaz" bir gün olduğunu ekledi. Ne var ki bu sefer de Bratislava'ya "Slovakya Yahudilerinin tahliyesiyle ilgili güncel faaliyetleri" görüşmek üzere gönderildiğini gösteren belgelerle karşılaştı. Hatasını hemen kabul etti: "Tabii, tabii, Berlin'den emir geldi, beni bowling oynamaya göndermediler." Büyük bir tutarlılıkla iki kere yalan mı söylemişti? Pek sayılmaz. Yahudileri tahliye ve tehcir etmek rutin bir iş haline gelmişti; aklında kalanlar bowling oynadığı, bir Bakan'ın misafiri olduğu ve Heydrich'e saldırıldığını duyduğuydu. Çek yurtseverlerin "cellat"ı vurduğu bu unutulmaz günün hangi seneye rastladığını kesinlikle hatırlayamaması, Eichmann'ınki gibi bir hafızanın tipik özelliğiydi.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Eichmann'ın "kendi" Yahudilerine biraz toprak sağlamaya neden bu kadar can attığını anlamanın en iyi yolu kariyerine bakmaktır. Nisko planı, kariyerinde hızla ilerlediği bir dönemde "hayat buldu"; Eichmann büyük olasılıkla gelecekte bir "Yahudi Devleti"nin Polonya'daki Hans Frank gibi Genel Valisi veya Çekoslovakya'daki Heydrich gibi Protektoru olacağını düşünüyordu.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
Muazzam bir güce sahip bütün bu organların birbirleriyle sıkı bir rekabet içinde olduklarını da unutmamak lazım - bu durumun kurbanlarına bir faydası yoktu tabii, zira hepsinin tek bir amacı vardı: olabildiğince çok Yahudi öldürmek. Kuşkusuz her birinin kendi birimine büyük bir sadakatle bağlanmasına yol açan bu rekabet ruhu savaştan sonra da devam etti, ama bu sefer tam tersine işliyordu: Bütün diğer birimleri karalamak pahasına "kendi birimini aklama" arzusu haline geldi. Eichmann, Auschwitz Komutanı Rudolf Hössün anılarıyla yüz yüze geldiği zaman böyle bir açıklama yaptı; bu anılarda Eichmann kendisinin asla yapmadığını ve yapacak durumda bulunmadığını iddia ettiği şeylerle suçlanıyordu. Eichmann Höss'ün, yapmadığı şeylerin sorumluluğunu "kişisel nedenlerle" kendisine yüklemeyeceğini hemen kabul etti, ne olsa dostça bir ilişkileri vardı; ama beyhude bir çabayla, Höss'ün kendi birimi Yönetim ve Ekonomi'yi aklamak için bütün suçu RSHA'nın üstüne atmak istediğini savundu. Nürnberg'de de benzer bir şey oldu, çeşitli sanıklar birbirlerini suçlayarak mide bulandırıcı bir manzara sergiledi- buna rağmen hiçbiri Hitler'i suçlamadı! Yine de bunu, başkasının canı pahasına da olsa kendi canlarını kurtarmak için yapmıyorlardı; sanık sandalyesine oturan bu adamlar, uzun zamandır ayakta olan ve birbirine karşı köklü bir düşmanlık besleyen farklı farklı örgütleri temsil ediyorlardı. Daha önce de sözünü ettiğimiz Dr. Hans Globke, Nürnberg'de iddia makamı için ifade verirken, Dışişleri Bakanlığı'nı karalamak pahasına kendi İçişleri Bakanlığı'nı aklamaya çalıştı. Buna karşılık Eichmann, Müller'i, Heydrich'i ve kendisine ne kadar kötü davranmış olursa olsun Kaltenbrunner'i her za- man korumaya çalıştı. Kudüs'teki iddia makamının nesnellik açısından başlıca hatalarından biri kuşkusuz
Sayfa 81·Kitabı okudu
Alıntı
Nazilere göre Siyonistler "iyi" Yahudilerdi çünkü onlar da meseleye 'milli' açıdan bakıyorlardı.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı