Serinin son kitabıyla noktayı koyuyoruz. Lou ve ekibin savaşı hâlâ devam etmektedir. Vurucu noktayı Coco'nun teyzesi sanki onların yanında gibi görünüp aslında Lou'nun annesiyle işbirliği yapmıştır. Yolları engebeli ve dikenlidir. Yeni yollar ve müttefikler aramaktan başka çareleri yoktur. Bunun için Coco'nun annesine kadar giderler orada Tanrıçayı kendi taraflarına çekmeye, yeni plan yapmaya çalışırlar. Ekipleri karşı tafa göre az olsa bile değerlidir. Çünkü onlarda şüphe yoktur. İlginç vu tuhaf görünme sahipler çünkü eskiden katı düşüncelere sahip plan Jean ekiptedir. O aslında Celie için dahil olsa bile sağlam bir müttefik. Ejderhalar, denizkızları, kurtadamlar... Kısacası yok yok. Amaç Morgane'yi ve Kral'ı alt edip herkes için daha güvenli bir yaşam sürmek. Hem cadılar için hem de insanlar için... Savaşta kan gölü olsa bilr kimse geri adım atmaz.
Serinin ilk kitabını ayıla bayıla okusam da son iki kitabı tek kitapta birleşseydi daha iyi olurdu. Çünkü bu kitapta uzatılan, artık buna ne gerek vardı diye düşündüğüm çok sahne vardı. Hatta bir örnek vereyim bir nedenden ötürü Reid hafızasını kayıp ediyor o kısımlar çok fazla uzatılmış yani ne gerek vardı?? Bir de bir türlü Morgane yenilmiyor tanrılardan, tanrılarçadan söz ediyoruz ama yok kadın yenilmiyor. Hep en başa dönüyoruz nefesim kurudu. Ama yine de tüm bunlara rağmen Lou, Reid, Coco, Beu, Celie, Jean sizi okumak efsaneydi!! Coco, herkesin ihtiyacı olan kadim dost. Beau, ilk kitaptan son kitaba kadar eğlence ve renk veren mükemmel bir kardeş. İyi ki vardı onun okumak büyük bir keyifti. Ansel'i unutmayıp son sahnede yer verilmesi? Canım çocuk, onu çok özlemişim. Onların en mutlu günlerinde yalnız bırakmadı. Lou ve Reid'ın cadı ve avcı olarak başlayan aşkları, birbirine olan sadık, kesilmeyen bağları... Bu iki