"Gün boyunca yaptığım işlerde, ara verdiğimde, aklım bomboş bir yere gidiyor ve 'Yiten nedir? Ne bitti?' diye soruyorum. 'Bitti, sona erdi,' diye kendimi sözcüklerle teselli ediyorum. İnsanlar yüzümün boşluğunu ve konuşmamın amaçsızlığını fark ettiler. Cümlemin son sözcükleri geride kalıp dağıldı. Eve gitmek üzere paltomu iliklerken daha da dramatik bir şey söyledim. 'Gençliğimi yitirdim.'
Hayri İrdal fakir ama özgür ve mutlu bir çocuktur. Dayısı O’na bir saat hediye eder. Bu olayla hayatı değişen kahramanımız için saatler bir tutku halini alır.
Sıkıntılar içinde yaşarken tanıştığı Halit Ayarcı O’nun hayatını değiştirir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü bana göre Türk romanının başyapıtlarından birisi. İnsana ait hemen hemen her duyguyu sağlam bir kurgu içinde ele alıyor. Kitapseverlerin okumasını tavsiye ederim.
Yayınevine bir eleştiri bulunmak istiyorum. Eserin yazıldığı dönemde kullanılan ama artık kullanılmayan kelimelerin anlamları dipnotlarda verilmeliydi.