Herkese seng-i sitem iken ben, Sana gönlümün en latif, en nazenin tarafıyla teveccüh ettim. Lakin sen, bahşedilen o inceliği dahi hoyratça tüketmeyi seçtin. Şimdi söyle; Sana daha kaç beyit yazılmalı ki anlayasın? Kaç ah, kaç sükût, kaç kırgınlık dile gelsin ki işitesin?
Hiçbi' şeyden çekmedi dünyada nasırdan çektiği kadar Hatta Çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi Kundurası vurmadığı zamanlarda anmazdı ama Allah'ın adını Günahkâr da sayılmazdı Yazık oldu Süleyman Efendi'ye Mesele falan değildi öyle "To be or not to be" kendisi için Bir akşam uyudu Uyanmıyıverdi Aldılar, götürdüler Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü Duysalar öldüğünü alacaklılar Haklarını helal ederler elbet Alacağına gelince Alacağı yoktu zaten rahmetlinin Tüfeği depoya koydular Esvabını başkasına verdiler Artık ne torbasında ekmek kırıntısı Ne matarasında dudaklarının izi Öyle bir rüzigâr ki Kendi gitti İsmi bile kalmadı yadigâr Yalnız şu beyit kaldı kahve ocağında El yazısıyla "Ölüm Allah'ın emri Ayrılık olmasaydı"…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yazık Oldu Süleyman Efendi 'ye
Hiç bir şeyden çekmedi dünyada nasırından çektiği kadar, hatta çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi. Kundurası vurmadığı zamanlarda anmazdı ama Allahın adını, günahkarda sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendiye, mesele falan değildi. Öyle "to be or not to be" kendisi için Bir akşam uyudu, uyanmayıverdi. Öldüğünü duyarsa alacaklılar, haklarını helal ederler. Elbet, alacağına gelince, alacağı yoktu zaten rahmetlinin. Tüfeğini depoya koydular, esvabını başkasına verdi. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi. Öyle bir rüzgâr ki, kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr. Yalnız şu beyit kaldı kahve ocağında, "Ölüm Allahın emri Ayrılık olmasaydı." Orhan Veli Kanık
Seven unutursa sevmemiştir
Kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr. Yalnız şu beyit kaldı, kahve ocağında el yazısıyla: Ölüm Allah'ın emri, ayrılık olmasaydı Orhan Veli Kanık Orhan Veli Kanık
Aşk
Çıkacaksan aşk yoluna, Gel gönlünü viran eyle .. Sorar isen bir bilene, Gel gönlünü viran eyle .. Derdini sal ummanlara, Derd değildir bilenlere .. Kim bu sırra erenlere, Gel gönlünü viran eyle .. Bahar olup açmayagör, Kor ateşte yanmayagör .. Hele Mecnun olmayagör, Gel gönlünü viran eyle .. Bu deryaya düşenlere, Düşüp arşa değenlere .. Sevdaya kül olanlara, Gel gönlünü viran eyle .. Harabedir deme gönle, Kimin tahtı bir sor hele .. Bu menzile varanlara, Gel gönlünü viran eyle .. Kırk üç beyit kırk dört olmaz .. Dünya handır gelen kalmaz .. Her dem böyle aşk bulunmaz .. Gel gönlünü viran eyle ..
Tahterevalli dünya...
Tahterevalli dünyasında; Gâh gemi su alır batar, deniz yutar gemiyi Gâh sular çekilir kurur deniz, oturtur karaya gemiyi... Ne hoş tesbittir, hikmetten söylemiş Kızılderili;"Sular yükselince balıklar karıncaları yer; sular çekilince karıncalar balıkları..." Aziz de eder zelil de...Sen gayret et, aziz olmaya bak, bu dünya da zillet de var... Güneş doğduğu gibi vakti gelince de batar, doğuşuna sevinip de şımarma, batışına yerinme... Çünkü bu döngü, hayatın ta kendisidir. Bugün seni zirveye taşıyan rüzgâr, yarın başka bir diyara savurabilir. Maddiyatın, makamın ya da gücün geçici parıltısına aldanıp da nefsini göklere çıkarma; zira tahterevallinin üst ucu ne kadar yüksekse, alt uca inişi de o kadar keskindir. Düşüşler seni ümitsizliğe sevk etmesin, yükselişler de seni kör etmesin. Hakiki asalet, sular yükseldiğinde karınca olduğunu unutmamakta; sular çekildiğinde ise balığa merhamet edebilmektedir. Unutma ki; Varlıkta tevazu, seni zilletten koruyan en güçlü kalkandır. Yoklukta sabır, seni yeniden aziz kılacak olan gizli hazinedir. Gemi su alsa da, sular çekilip karaya otursa da sen rotandan, yani insanlığından ve gayretinden ödün verme. Bu dünyada her şey bir "an" meselesidir; mühim olan o anların ötesindeki kalıcı ize, yani güzel bir ahlâka sahip olmak ve ardında iz bırakabilmektir. Güneş her batışında, aslında ertesi sabahın doğuşunu müjdeler. Sen sadece yoluna bak, vaktini iyi değerlendir ve her iki hâlde de dengede kalmayı bil. Kelâmın kuluçkasından fikri ve ilhamı sağ salim gün yüzüne çıkarmaya devam edelim... Takterevalli dedik, o hâlde sözün kuluçkasından taze çıkmış, tahterevalli dünyasının dengesini gözeten birkaç berceste beyit kaleme alalım, bakalım bu fâni devranın hâlini neylemişiz: "Gâhî bülbül eder feryâd, gâhî güller açar bağda, Ne zillet kalıcı