Erzurum'dan İstanbul'a İsyan Yürüyüşü -1
1057 SENESİ ZİLKADESİNİN ONSEKİZİNCİ GÜNÜ ŞİDDETLİ KIŞTA ERZURUM'DAN İSTANBUL'A HAREKET ÖNCE, Revan hanı tarafından üç bin baş kervan Yezdanbaş denilen şah otağı ile geldi. Bunlar çözdürülerek şer'i kanun üzere gümrükleri alındı. Gümrük emini Tatos adlı Ermeninin sesi çıkmadı. Dört yüz kırk kese kadar gümrük alınıp, büyük alay ile Erzincan kapısından dışarı çıkıldı ve Pazarbaşı değirmenleri de-nilen geniş düzlüğe konuldu. Erzurum âyânından birçok hediyeler geldi. Dört taraftan çeşitli ağalar gelip, dairemiz büyüdü. Erzurum'da bazen güzel havada, bazen kar ve bora ile bekler-ken, Bağdad Valisi Salih Paşa kethüdası İbrahim Paşa'nın haberi ile yüz atlı iç ağaları, yetmiş adet kapıcıbaşıları, yedi bayrak yedi-yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbanı gelince, hepsine yeteri ka-dar ihtiyaç maddeleri verildi. Paşa, İbrahim Paşa için hayli ağladı. Ertesi gün İstanbul'dan Tokmak Haseki adında bir ulak şu em-ri getirdi: «Sen ki vezirim Mehmed Paşasın... Senden önceki Süleyman Pa-şa Acem'in isyânını bildirmekle, senl eyâletin askeri ile Revan der-neğine memur etmiştim. Harekette ağır davranıp, ihmalkârlık et-mişsin. Gerektir ki, emr-i şerifim vardıkta bir an durmayıp, arpa-lık olarak sana ihsan eylediğim Kars eyaletine gidesin. O sınırları koruyup gözetesin. Alâmet-i şerifime itimad kılasın.» Emir okunduktan sonra Hasekiye üç kese yol harçlığı verip, İs-tanbul tarafına yollandı. Kendisi de, ne olursa olsun diyerek, Kars eyâletine gitmeyip İstanbul'a yöneldi. Önce Erzurum'dan batı yönünde üç saat giderek Kân köyün-de konakladık. Erzurum sahrasının ortasında mâmur bir köydür. Yine o sahrada batı tarafına beş saat giderek Ilıca köyüne geldik. Erzurum sahrasının batı tarafı sonunda güzel bir ılıcadır. Akko-yunlu padişahlarının hayır eserlerinden olarak, üzerinde kubbesi vardır.
Sayfa 669 - Cild 2, Erzurum, Erzincan·Kitabı okuyor
Üç Efendiler
Mehmet Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin, ve Mesut Sabri Baykozi, Doğu Türkistan tarihinde Üç efendiler olarak bilinir.
Sayfa 84 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlık Kadim Başlangıca Geri Döndü İlmi Sır Bilgi Milat öncesi ve milat sonrası safsata bozgunculuk zulmü de bitti. İnsanlık başladığı yere döndü. Milat başlangıç demek! İnsanlığın, kadim ilmi sır bilgi adında bilim yollu, İlimsiz bilgi milat mı üretti? Gizemi essen tahribatı ile başlamak gerekir ki siyasal kod bozukluğu vasat düşe gitmek gerek. Kadim başlangıç belli zaten. Nasıl sulanmış ona bakmak icap. Kan bataklığı öğreti hırsızlığını yeryüzü hırsızı yapma arsızlığı zulüm bitirme üzerine din icat ediyor devrimci tüm çabayı dönüşüm hilesi ile unutulmuş tarih hilesi ile peygamberliği meslek hâline getiriyordu. Rüyada yaratan yenen soydan mesih getirmek melek tümeni mağara izli babasız doğumlu mesleği icabı o da milat sıfır başlangıç peygamber ilan edildi. Yeryüzünde bölünen bölüne bölüne bölünecek kalmayınca bölen kadim bir sıfırlama sonucunda bitti. Meryem ve yaratanın haberi olmadan doğan oğul çarmıh çaresizliği ile insanı kendine acındırdı inri kralı bozguncusu tarafından isa satılmış olmalıydı. Öteki taraf kralı yeryüzünde gök sır kadim yeryüzü gücünü Göğe uçurma ile günü gele kadim yurtta mesih yere ine projesi için isa'dan habersiz kitaplar bile indirdi.
Alıntı
Mehmet Emin Buğra, İsa Yusuf Alptekin ve Mesut Sabri Baykozi, Doğu Türkistan tarihinde "Üç Efendiler" olarak bilinir.
Sayfa 84 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
Beykoz Vadisi Mezarlığı Neyin Projesiydi Orada bir mezar gördüm. Görenler o uzunluğu uzun bir insan ölçüsünde olmadığını idrak etmekten ırak bir gözünde büyütme tuzağı içine düşmüşlerdi. O günlerde kimseyi oradan çıkarma fırsatı yoktu. Delil topluyordum. Dijital peygamberler sahaya sürülünce o mezarın aslında gökte çarmıha gerilerek çıkan isa olduğu yalanı tablet yorumcu dijital ruhani tipler tarafından ortaya konunca düzmece Asya'nın hristiyan yapılması projesini çökerttim. Töre ve Yöre İnsanlığı Adına Yaşam Tiyatrosu Yazarı Önder Karaçay
Edebiyat
Türk Tabletleri
Dijital peygamberler yeni bir tablet bulmakta zorluk çekiyor olmalılar. İsa Mesih'in Beykoz da Yuşa'nın mezarında yatıyor olduğunu iddia etmişlerdi. Çürüttük. Orada bir mezar var mı? Ya da kim yatıyor belli değil. Şimdilik. O gün bugündür yeni bir tablet yok ortada. İnsanlığını kaybetmememiş bütün insanların yüreğine Türk Tabletleri asıldı. Dijital sahtekarlığı önlemek için. Onlar oyalansın diye dijital tarafada bir kaç tablet gönderdik. Kötülük yalanı neyle üretebilir? İyiliğin desteği olmazsa. Dünyada yalan fabrikası çok neticede. Biz Cumhuriyetin fabrikalarını ahlaklı üretim yapsınlar diye kurtarmak derdindeyiz. Zehirli tüm üretimler insanlığı yok etti. Yeni nesiller yetiştireceğiz. Bu son çağ değişikliği olacak. Bir asır önce ki çağ değişikliğine dil uzatanlar yüzünden yetmiş yıl kaybettik. Sonsuza kadar bir daha insanlık çağını değiştirmeye hiçbir kötülük cesaret edemeyecek. Önder Karaçay
1000Kitap