Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
Bir şeyi bırakmak istiyorsanız kullanabileceğiniz en iyi yöntem çivi çiviyi söker mantığıdır.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sena Düzgün'ün olumu sadece gençlerin değil, toplumun genelinin de psikolojisinin ne kadar bozuk olduğunu ve ne kadar büyük anlamsal bunalımlar yaşadığını göstermesi açısından kritik. Bir sürü sistem ve toplum eleştirisinde bulunulabilir ama ben bunları biraz laf kalabalığı olarak görüyor ve direkt, çözüme odaklanmak istiyorum. 9 yaşımdan beri gerek üzüntülerim ve hayal kırıklıklarım gerekse olum gibi gelecek kaygılarımın üzerine az da olsa düşünürdüm ve defterlerimin arka sayfalarına duygularımı ifade eden resimler çizerdim. Aklım pek çok şeye ermezdi ama en azından bir çabam vardı, dertlerimi halı altına süpürmektense kendimle vakit geçirmek bana huzur veriyordu. Lisede çabalarımı bir adım daha öteye götürüp okulumun rehber hocasıyla görüşmeye başladım. O da ayrı bir deneyimdi ama gene de farkındalık kazanma yolunda bir basamaktı. Sonra dershanedeki rehber hocamın vesilesiyle günlük tutmaya başladım; bu, kendimi keşfetme yolculuğumu daha da hızlandırdı. Sonra pandemide YKS motivasyon videoları, kendimi entelektüel olarak yetersiz hissederek beyin nedir diye YouTube'a yazışım ve Sinan Canan'ı keşfedişim, üniversiteyi kazanınca şu online eğitim de neymiş diye merak edip katıldığım Zoom seminerleri yolculuğa yeni bir boyut kattı. Kişisel gelişim videoları, videoların altındaki yorumlar, forumlar... derken bayağı dertlerimi çözmek için kurcalıyordum. Sonra 2023'te içimdeki "YKS varken ne kitap okuması, otur dersini çalış" seslerine rağmen kütüphaneye gidişim... Çevremden bırakın desteği, kendi vicdanımdan bile çoğu zaman tepki gördüm. Oturup eğlenmek, ders çalışmak, sosyalleşmek ve bir sürü iyi ve faydalı şey yapmak varken bu yola girmek dışlanmak, akademik başarısızlık ve daha nice ciddi bedeller ödemeyi gerektiriyordu. Şunu anlatmaya çalışıyorum aslında: Evet bunun
Din
Hayatta bazı fırsatlar sadece bir defa gelir; değerlendirdin değerlendirdin, değerlendiremedin bay bay. Ve tüm hayatını o az sayıdaki fırsatlara hazır olmak için yaşarsın; tıpkı bir profesyonel sporcunun şampiyonluk maçı için deliler gibi idman yapması gibi. O maça bir kere çıkar ve diğerinin eli ayağı birbirine dolanırken o, kupaya uzanır ve kariyeri birkaç basamak birden yükselir. Emeklerinin karşılığını hemen alamadığın için üzülme; çalışmaya devam et ve doğru zamanın gelmesini bekle, bir anda her şey değişebilir.
Duygu ve Düşünce
"Niye arkadaşım yok, niye bu kadar asosyalim" sorularını pek çok kişinin sorduğunu düşünüyorum. Ben ilişki düzeylerini üçe ayırıyorum: sevgili/eş ve zorunlu bir neden olmadan kendi iradelerinizle haftada bir veya daha sık görüştüğünüz merkezi kişiler; ayda bir görüştüğün ve gene merkezi denebilecek kişiler -örneğin bazı akrabalar- (merkezi olmayan nitelikteki bazı networkler de bu kategoriye girebilir) ve bayramdan bayrama hal hatır soruştuğunuz, ismi olup cismi olmayan, biraz da formalite usulü yürüyen uzak akraba ve diğerleri. Bir ilişkinin gerektirdiği vakit de sizin kapasiteniz de matematiksel olarak bellidir; merkezde 3-7 arası, ikinci düzeyde ondan biraz daha fazla ve üçüncü düzey de hebele hübele bir yığın insan. Sizin ana odağınız merkez olacak, biraz da ikinci düzeydeki birkaç kişiyi umursayacaksınız. Asgarisi nedir bunun? 3 kişiyle de sosyalleşme ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayabilirsiniz, illa arkadaş gruplarında deli divane herkesle muhabbet kurmanıza gerek yok, eğer kendinizle vakit geçirmeyi bilmezseniz kalabalıklar içerisinde bile yalnızlık çekersiniz. En baştaki sorular biraz da öz güven problemine dalalet eder. Kendine vermen gereken değeri, güveni, saygıyı sosyal ilişkilerden ithal edemezsin, ikisi de bambaşka ihtiyaçlar. Ha kontenjan gerçek anlamda boşsa o zaman da buna yatırım yapacaksın vee bir başka problem: arkadaş edinmek ve muhabbet kurmak. Yüz yüze iletişimde biriyle tanışmanın en kestirme yolu bir şey sormak veya rica etmektir. "Ben şunu şunu yaşadım da, şöyle böyle oldu da siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, sizce ne yapmalıyım, sizce de böyle değil mi, şunu ne yaptınız, falanca şeyi nasıl halledeceğiz acaba..." Veya yanlarına yaklaş, bir konu açıldığında sen de dahil ol, kimse sana senin burada ne işin var demez. Dışlanırsan da umursama
Alıntı