Böylece gün, bir günah olduğunu bildiği beklemeye dönüşmüştü: Anlar yaşanmak içindi; beklemek hem gelecek olan zamana hem de şu anda ihmal edilen anlara karşı bir günahtı.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölümlerimi
Kimi Odessa'da yatar, kimi İstanbul'da, Prag'da kimi
En sevdiğim memleket yeryüzüdür
Sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi