“Tarihî olayların sebebi nedir? İktidar. İktidar nedir? İktidar bir kişiye devredilmiş iradedir. Kitlelerin iradeleri bir kişiye hangi şartlarla geçer? Bütün insanların iradelerinin bu kişi tarafından ifade edilmesi “şartıyla. Yani iktidar, iktidardır. Yani iktidar, bizce anlaşılmamış bir kelimedir.
İnsanoğlunun bilgi alanı yalnız soyut düşünce ile sınırlı kalsaydı insanlık "bilimin" yaptığı açıklamayı eleştiriye tabi tutarak iktidarın yalnızca bir laf olduğu, gerçekte bulunmadığı sonucuna varırdı. Fakat olayları kavramak için insanda, soyut düşünüşten başka bu düşünmenin sonuçlarını üzerinde kontrol ettiği bir deneyim silahı da vardır. Ve deneyim, iktidarın bir laftan ibaret olmadığını, gerçekten mevcut bir şey olduğunu söylüyor.
İktidar kavramı olmadan insanların ortak eylemi hakkında hiçbir açıklamanın yapılamayacağını bir yana bırakalım, tarih ve onun kadar bugünkü olayların gözlenmesi de iktidarın varlığını kanıtlamaktadır.
Tarihçiler, insanlık işlerine tanrısal müdahaleyi tanımanın eski alışkanlığıyla, olayların sebebini iktidara bürünmüş kişinin iradesinde görmek isterler; fakat bu yargı ne akıl ve muhakeme ile ne de deneyimle doğrulanıyor.
Bir taraftan, akıl ve muhakeme gösteriyor ki, bir insanın iradesi (onun sözleri) genel eylemin yalnızca olayda, örneğin savaşta, devrimde ifadesini bulan bir parçasıdır; bunun için, anlaşılmaz, doğaüstü bir güç, bir mucize kabul etmeden sözlerin doğrudan doğruya milyonların davranışının nedeni olabileceği kabul edilemez; öbür taraftan, birtakım konuşmaların olayların nedeni olabilecekleri kabul edilse bile, tarih gösteriyor ki, tarihsel kişiliklerin iradeleri pek çok olayı hiç etkilememekte, yani “onların emirleri, çoğu zaman, yerine getirilmek şöyle dursun bazen verilen emrin tamamıyla tersi