📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Karşılığını bulamadığım bütün sözleri söyleyenlerin hepsi ölmeden rahat edemem, anlıyor musunuz? Yoksa, bütün bu acılıkları ömrüm boyunca içimde taşırım.
Sevgili Kendim,
Bu bir vedaydı belki de… Hani, o, insana verilen “bilinç” var ya; bu belki de onu en çok kaybetmek istediğimiz vakitti. Gözler doluyor, boğaz düğümleniyor ve biraz da ses titriyor işte. İnsan anlatmak istiyor; bağırmak, çağırmak, hatta öyle ki “anlaşılmamak” gerçeğinin o acı kabullenişini bile göze alıyor. Oysa ne gariptir tüm bu duygular. Aklımın bir yerlerinde kalbimin şiddetli çarpıntısını hissediyorum. Hissediyorum fakat beni ziyadesiyle yoran bu şiddetin önüne bir türlü geçemiyorum. Halbuki kim engel olabilirdi böyle bir duruma?
Kelimeler büyük bir külfet olmuştu ennihayetinde, ne garip… Altın olsa külçe ister insan, toz olsa zerreye tahammül edemez. O yüzdendir ki bu külfeti hayatında hangi rolde kabul göreceğini iyi seçmelidir insan.
Bugün bir “veda” ağırlığı var kalbimde. Bunca zaman görüp de görmezden geldiğim, bilip de bilmezden geldiğim her şeyin ağırlığı bir vedanın acısı olarak birikmiş kalbimde. İnsan, ansızın gelecek olan o yorgun ama güçlü savaşçının tüm bu ağırlıktan kurtarıvermesini bekliyor kendisini işte. Fakat şöyle bir durup uzaktan bakınca da o kalbi yoranın aslında yorulan olduğunu görmek, o ağırlığı artık taşınamaz hale getiriyor. Bir gerçeği kabullenebilmek ne büyük erdemmiş meğer…
-Beyzanur Ustaoğlu