Beyza

Beyza
@beyzareeves
çürümüş balkon demirlerinde açılmış sardunyalar gibiyiz.
Spoiler İçerebilir
8/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
Herkese merhaba Son zamanlarda okurken en keyif aldığım kitaplardan biri oldu Udi. Bedia karakterini Fatma Aliye öyle güçlü, öyle zarif çizmiş ki, okurken hayranlık duydum; hatta yer yer imrendiğim bir kişilik oldu. Kitabın başlarında Bedia’yı; ailesi tarafından sevilen, müzikle büyüyen, yeteneği özellikle babası tarafından desteklenen, maddi ve manevi anlamda güvenli bir hayatın içinden gelen bir kadın olarak tanıyoruz. Müziğe yaklaşımı da çok dikkat çekici: Para kazanmak ya da insanları eğlendirmek için değil, sanatsal bir haz ve içsel bir ihtiyaç olarak müzikle bağ kuruyor. Helula ile olan karşılaşmalarında bu fark özellikle belirginleşiyor ve Fatma Aliye burada müziğe dair dönemin alışılmış anlayışına karşı güçlü bir duruş sergiliyor. Ancak Bedia’nın hayatı, ailesini kaybettikten sonra ve özellikle eşi Mail’in değişen tutumlarıyla bambaşka bir yöne evriliyor. Mail’in savurgan, sorumsuz ve sadakatsiz hâli Bedia’yı ciddi bir sınavın içine sokuyor. Buna rağmen Bedia’nın verdiği tepkiler beni en çok etkileyen nokta oldu. Eşini sevmesine rağmen, kendine olan saygısından ödün vermemesi; duygularını bastırıp mantığıyla hareket etmesi gerçekten çok güçlü bir duruş. Aynı şekilde Helula ile yüzleştiğinde onu suçlamaması, “Sen kendine layık gördüğün hayatı yaşıyorsun, hata benim kocamda” diyebilmesi de büyük bir olgunluk örneğiydi. Bu noktada Fatma Aliye’nin çok dengeli bir anlatım kurduğunu düşünüyorum. Hem geleneksel hayatı ve ahlak anlayışını yansıtırken hem de Helula karakteri üzerinden okuru düşünmeye sevk ediyor. Kimseyi tek boyutlu çizmeden, her karakterin bulunduğu yeri anlamamıza imkân tanıyor. Öte yandan Bedia’nın abisinin ölümünden sonra geçim meselesiyle yüzleştiğinde kendini “evin erkeği” olarak nitelendirmesi de dönemin aile yapısına ve kültürel kodlarına
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,192 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
3/10
·144 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 00:00
bana hikayesi çok geçmeyen, ihanetin hiçbir şekilde romantize edilemeyeceğini düşündüğüm bir kitaptı. kitapta yazarın “pembe” kelimesini bu kadar farklı yerlerde bu kadar sık kullanması bilinçli bir tercih miydi bilmiyorum ama okurken fazlaca dikkatimi çekti.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024699 okunma
öykülere ait derin yorumlama, spoiler içerebilir
6/10
·128 syf.··
2025 38. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 15:36
Çok çabuk okunan ancak kavramak açısından sizi bir süre daha kendine hapseden bu kitap oldukça metaforik bir anlatıma sahip ve fark ettim ki Tim Burton’un hayatını biraz bilmek, öyküleri yorumlamayı ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Çünkü dışlanmışlık, uyumsuzluk, farklılık gibi temalar doğrudan Burton’un kendi çocukluk deneyimlerinden besleniyor. Çöp Çocuk ve Kibrit Kızın Aşkı: Bu öykü aslında uyumsuz iki insanın ilişkisinin kaçınılmaz sonunu anlatan bir metafor. Satırlarda da söylendiği gibi, “Bir çöple bir kibritin aşkı ne kadar sürdü ki?” Sonunda çöp çocuktan geriye sadece küller kalıyor. Yani doğal olarak, bazı birlikteliklerin kendi doğaları gereği sürdürülebilir olmadığını anlatıyor. Robot Çocuk: Bu hikâyede robot bir çocukları olan bir çifti görüyoruz. Başta mutluyken, çocuk beklentilerini karşılamayınca anne ve baba birbirini suçlamaya başlıyor; çocuklarını olduğu gibi kabullenmek yerine aile yavaş yavaş mutsuzluğa sürükleniyor. Burton’ın sıkça işlediği “farklı olan çocuğun dışlanması” teması burada çok net. Burton’ın kendi çocukken yaşadığı dışlanmışlık deneyimleri bu hikâyede açıkça hissediliyor. Bakan Kız: Sürekli herkese ve her şeye bakan bir kızdan söz ediliyor. Bu hikâye bana alt komşumuzu anımsattı; sürekli birilerini gözetleyen biri gibi. Öyküde ise bu bakma hâlinin aslında bir yük olduğundan bahsediliyor ve sonunda gözlerinin “tatil” fırsatı bulduğunu öğreniyoruz. Yani sürekli tetikte olmanın, sürekli bakmanın yorgunluğu metaforik bir dille anlatılmış. Gözleri Çivili Çocuk: Gözleri çivili bir çocuk düşünün; yani göremiyor. Ama ondan yılbaşı ağacı gibi süslü, özenli bir şey yapması bekleniyor. Görme becerisi olmadan görsel bir iş yapmaya zorlanmak gibi. Hayatta da yeteneğimizin, kapasitemizin olmadığı konularda bazen absürt beklentilerle
İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü ve Diğer HikayelerTim Burton · Altıkırkbeş Yayınları · 20181,259 okunma
Köpek Kalbi - Spoiler içerebilir
7/10
·132 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 15:12
Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi kitabı, yalnızca bir bilim kurgu öyküsü değil; aynı zamanda bilimsel etik, siyasi düzenler ve insan doğası üzerine keskin bir eleştiri barındırıyor. Kitabı okurken aklıma sık sık üniversitede fizyoloji dersinde hocamızın söylediği şu cümle geldi: “Bilim sandığımızdan çok daha ileride; ancak etik ilkeler bu ilerleyişin önünde bir sınırdır – ve iyi ki öyledir.” Bulgakov’un yarattığı dünyada bu sınır aşılmış. Bir köpek insan hâline getirilmiş ve sonuç tam anlamıyla bir felaket olmuş. Şerik’in insanlaştıkça sergilediği şiddet, ahlaksızlık, bencillik ve yozlaşma; insanın sadece biyolojik olarak değil, ahlaki ve zihinsel olarak da ‘insan’ olması gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu açıdan baktığımızda Köpek Kalbi, yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm eleştirisidir. Özellikle dikkatimi çeken noktalardan biri şuydu: Toplumda çok ciddi bir olay yaşanıyor – bir köpek insan olmuş – ama buna verilen tepkiler ne bilimsel, ne de etik. İnsanlar bu durumun ciddiyetini sorgulamak yerine, “askerlik kaydı, ikametgâh durumu, kimlik” gibi yüzeysel ve bürokratik meselelerle meşgul. Bu, günümüz dünyasında da sıklıkla karşılaştığımız, anlamı ıskalayıp şekle takılma hâlinin çarpıcı bir yansımasıydı. Aynı zamanda Şarik’in davranışlarıyla birlikte kitap boyunca Sovyet düzenine yapılan eleştiriler de çok belirgin. Eğitimsiz, düşüncesiz bireylerin güç sahibi olup tehlikeli ama dokunulmaz hâle gelmeleri, sistemin nasıl yozlaştığını çarpıcı bir şekilde resmediyor. Bulgakov, belki de devrimle yaratılmak istenen “yeni insan”ın neye dönüşebileceğini ironik biçimde gösteriyor. Ve en çarpıcısı… Filipoviç’in Şarik’e olan tavrı. Bunca zarara, ahlaksızlığa ve tehditkâr davranışlara rağmen onu öldürmemesi, hatta yeniden köpek hâline dönüştürüp bakmaya
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma