Kitapta çok ilginç bir konu işlenmiş. 3. dünya savaşı sebebiyle neredeyse yok olmanın eşiğine gelmiş bir gezegende, savaşın sebebi olarak başlıca, erkeklerin verdiği yanlış kararlar, güç zehirlenmeleri, ve doğa katline sebep olmalarından bahsediyor. Erkek egemen toplumda verilmiş kötü yönetimin ve korkunç kararların sonucunda dünya neredeyse yok olmanın eşiğine geliyor.
Bu sebeple savaşın sonunda, kadınların egemen olduğu yeni bir toplum düzeni kuruluyor. Kadınların yönettiği bir düzen altında yaşamak istemeyen bir kesim erkek kendi bölgelerinde yaşamayı tercih ediyor. Böylece dünyadaki topluluk düzeni ikiye bölünüyor.
Kitaptaki kadın egemen toplumda erkeklere bakış açısı çarpıcı. Öyle ki kadınlar, evliliğe, tek eşliliğe ve erkeklerle olan ilişkilere karşı çok mesafeliler. Kitapta düşüncelerinden bahsettiklerinde, bunu okuyan gençleri yanlış düşüncelere itebileceğini düşündüm önce. Fakat kitaptaki erkek karşıtı tutumların sebebi olarak gösterilen, Kadın cinayetleri ve istirmarları, kadınların yaşadığı eşitsizlikler, toplum tarafından aşağılandığımız her olay, ve günümüzde kadınların yaşadıkları tüm zorluklar buna gerekçe gösterildiğinde, o zaman diyecek bir şey bulamadım.
Çok doğru ki bir kadın olarak, erkek egemen bir toplumda yaşamanın nasıl bir tecrübe olduğunu biliyorum. O yüzden, bu kitapta hayal edilen kadın egemen bir topluluğu yaşamak istediğim bir yer olarak görebileceğimi düşünüyorum.