Çeşitli sanatlara gerçek yararlarının tersine genel bir değer verilir. Bu değer verme doğrudan doğruya tam da bunların yararsızlıklarıyla ölçülür ve bunun böyle olması gerekir. En yararlı sanatlar en az kazananlardır, çünkü işçilerin sayısı insanların gereksinimi ile orantılıdır ve herkese gereken çalışmanın bedeli ister istemez yoksulun ödeyebildiği bir fiyatta kalır. Tersine, zanaatkâr değil de sanatçı olarak adlandırılan ve kendini önemli sayan kişiler yalnızca işsiz güçsüzler ve zenginler için çalışarak, yaptıkları önemsiz işlere keyfe bağlı bir fiyat biçerler, bu yararsız işlerin değeri yalnızca düşüncededir, fiyatları bile bu değere bağlıdır ve bedelleriyle orantılı olarak değerlendirilirler. Zenginin bu işlere verdiği değer bunların kullanımından değil, yoksulun bunları ödeyememesinden ileri gelir.