Bedenen ve ruhen bu denli eğilip bükülünce, Tanrı katında yapılacak bir şey kalmıyordu; belki de, diğer etmenlerin yanı sıra, Monsenyör'e tapınanların cennete pek uğramamalarının sebebi buydu.
Efendimizin doğumundan sonraki bin yedi yüz seksen sensinde, temelini, saçlarını kıvır kıvır yapıp pudralamış, altın simli ceketli, topuklu ayakkabılı ve bembeyaz çoraplı bir celladın oluşturduğu bir sistemin çökebileceğini Monsenyör'ün resepsiyonunda bulunanlar arasında kim tahmin ede bilirdi ki?
Sayfa 138 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor