İki kez Gümüş’ü anmıştı bunca günden sonra… Oysa kedinin sahibi, bunca günden sonra, evine dönüyordu. Ne o Gümüş’ü soruyor, ne Gümüş -bütün kedicilerin bildiği o yirmi-otuz dakikalık- ‘‘ küskünlük’’ gösterisine kalkışıyor, ondan sonraki -ölçülü, ama sevgi dolu- ‘‘hoşgeldin’’e gönül indiriyordu.
‘‘Aylar sürmüş bir yolculuktan dönmüş gibiyim. Her şey geride kalmış, karşı kıyıya varmışım. Evime dönmüş olmam bir şey değiştirmez. Yepyeni bir ülkeye varmış gibiyim.’’