Duygunur Budak

Duygunur Budak
@biblyosmia
Library’m 66/500
Hemşire
Yüksek lisans
Erzurum
31 Ağustos 2001
189 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Yine de yüreğim iyilikle, erdem aşkıyla dolup taşıyordu. İyi niyetlerle başlamıştım hayata.
Reklam
İnsan zihni için, üst üste yaşanan olayların duyguları ayağa kaldırmasının ardından gelerek, ruhu hem ümitten, hem de korkudan azade kılan eylemsizlik ve kesinliğin mutlak sukûnetinden dah acı verecek bir şey yoktur.
Başarı tutkusuyla yanıp tutuşurken, coşkumu paylaşacak hiç kimsem yok. Hayal kırıklığı. üzerime hücum ettiğinde, hiç kimse kederimi hafifletmeyecek. Düşüncelerimi kağıda dökeceğim gerçi; ama kağıt, duyguları iletmek için kifayetsiz bir araç.
Yalnızlık paniği üzerine
Çözümler bir ölçüye kadar, bireyin ulaştığı kişilik düzeyine dayanmaktadır. Bebekte “BEN” henüz çok az gelişmiştir. O, hala kendisini annesiye bütün hisseder. Anne var olduğu sürece ayrı olma duygusuna kapılmaz. Bebeğin yalnızlık duygusu, annesinin göğüsleri, teni gibi annenin nesnel varlığı ile giderilir. Çocuğun yalnızlık ve etkinlik duyguları biraz gelişince, annenin fiziki varlığı artık yetersiz kalır ve böylece yalnızlığı başka yollarla alt etme gereksinimi doğar. Benzer biçimde, insan soyu da bebekliğinde kendini doğa ile bir bütün olarak hissediyordu. Toprak, hayvanlar, bitkiler insanın dünyası idi henüz. Kendisini hayvanlarla bir tutuyor ve bunu hayvan maskeleri takarak, hayvanlara ya da hayvan totemlerine taparak belirtiyordu. İnsan soyu, bu ilkel bağlardan kurtuldukça kendini doğal dünyadan da ayırdı ve yalnızlıktan kurtulmanın yeni yollarını arama gereksinimi içinde büyümeye başladı. Bu eğilimin üstesinden gelmenin yollarından biri, herhangi bir dinsel ayinle kendinden geçiş anıdır. Bazen bunlar, uyuşturucular yardımıyla kendi kendini etkileyerek kendinden geçiş (trans) biçimi olabilir. Birçok ilkel kabile ayini, bu tür çözümün canlı örneklerini oluşturur. Bu sürekliliği olmayan kendinden geçiş anında dış dünya ve ondan doğan ayrı olma duygusu yiter. Bu törenler topluca yapıldığından, çözümü daha etkili kılan kitle içinde kendini yitirme de buna eklenir. Bu dinsel çözüm yoluna sıkıca bağlı, çokluk onunla iç içe olan bir başka çözüm yolu da cinsel birleşmedir. Cinsel boşalım, kişide kendinden geçişe ya da belli uyuşturucuların yarattığı etkilere benzer durum yaratır. Dinsel ayinlerle kendinden geçişler sonrasında kişi bir süre ayrı olmaktan pek şikâyet etmeden yaşayabilir. Ardından huzursuzluğun verdiği gerginlik yavaş yavaş artar ve yinelenen törenle bir
Tıpkı şimdi bizler gibi birbirine yabancı olan iki insan, aralarındaki duvarı birden yıkar, kendilerini birbirlerine çok yakın duyar, tek bir kişi gibi hissederlerse o an yaşamın en heyecanlı, en baş döndürücü anıdır. Bu an, sevgisiz, kopuk, soğutulmamış bir kişi için çok daha harikulade, çok daha mucizevidir. Bu ani yakınlaşmanın mucizesi, cinsel çekicilik ve birleşmeyle başlar ya da birlikte oluşursa gerçekleşmesi çok daha kolaylaşır. Ne var ki bu tür sevgiler doğaları gereği bitimsiz değildir. İki insan birbirlerini daha iyi tanıdıkça yakınlaşmalarındaki o mucizevi nitelik, düş kırıklıkları, çelişkiler, bıkkınlıklarla ilk heyecanlarından arta kalan ne varsa tümünü silip süpürürken kendisi de yavaş yavaş yiter. Başlangıçta bunun farkına varmazlar. Aslında birbirleri için o yanıp tutuşmalar, deli divane olmalar, daha önceki yalnızlıklarının derecesini gösteren bir kanıtken, sevgilerinin şiddetini ölçüymüş gibi kabul ederler.