Bu yağmur kanımı boğan bir iplik Tenimde acısız yatan bir bıçak Bu yağmur yerde taş ve bende kemik Dayandıkça çisil çisil yağacak.Bu yağmur delilik vehminden üstün; Karanlık kovulmaz düşüncelerden. Cinlerin beynimde yaptığı düğün Sulardan, seslerden ve gecelerden.
Şiir
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canım; Vatanım da vatanım... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta şaha kalkmış Fatih`ten kalma kır at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? .. Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul`da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği.
İstanbul
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünden beri bir tane güzel tebessüm ettirecek bir şey yazmamış, tatilleri söz konusu olunca yardırıyor en kötülerini. Allah belasını versin benim her şeyimden kıymetli olan tatillerinin. Benimle yaşadığı şeyin üstüne ağzını bıçak açmaz, tatillerini savunacak diye destanlar yazar. Terbiyesiz. Hadsiz.
Yaşlılar "Gençlerin elinde hep telefon" demek yerine "Gençlerin elinde hep silah bıçak" demeli bence.
Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince Nefesten yumuşak yağan bu yağmur.. Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince. Aynalar yüzümü tanımaz olur. Bu yağmur kanımı boğan bir iplik Tenimde acısız yatan bir bıçak Bu yağmur yerde taş ve bende kemik Dayandıkca çisil çisil yağacak. Bu yağmur delilik vehminden üstün; Karanlık kovulmaz düşüncelerden. Cinlerin beynimde yaptığı dügün Sulardan, seslerden ve gecelerden. Necip Fazıl Kısakürek
"Şehvetten kaçın." "Eğer aşkın nesnesi aşağılıksa aşık da alçalır." Oysa sen... "eğer özgürlük senin için önemliyse, yüzümün aşkın hapishanesi olduğunu kimseye söyleme" Biliyorum ve seni anlıyorum, "eğer yalnızsan kendinin her şeyisindir. Şu an çok çaresizim ve çaresiz nasıl resmedilmeli diye düşünüp duruyorum. "Çaresize bir bıçak ver ve elleriyle giysilerini parçalasın, bir yandan da ellerinden biriyle yarasını koparsın." Evet, bu cümleyi de not ediyorum defterime. Karamsar ve umutsuzum. Käbuslarımda yeni başladığım her çalışma "gece karanlıklarının suç ortaklığıyla başlamayı planladığım başka çalışmalarla savaşıyorlar. Bu beni öyle yoruyor ve öyle isteksiz bırakıyor ki. Sanki henüz bitmemiş bu çalışmaları, işledikleri bir suç sebebiyle yarım bırakarak cezalandırıyorum. Tamamlanmadan tarihin iradesine bırakılmış birçok eser...