O zamana kadar kadınlar genelde yer çekimi kuvvetinden yararlanmak için çömelerek doğum yaparlardı. Ancak bu şekilde Louis, metresi Louise De La Valliere'den olacak gayrimeşru çocuğunun doğumunu iyi göremeyecekti. Dolayısıyla metresi bacakları havaya kalkık şekilde sırt üstü yatırılmış ve kralın iyi görmesi, hatta zavallı kadından daha iyi görmesi sağlanmıştı. Sırt üstü doğum yapmak zor ve acı verici olsa da, insanlar arasında müthiş rağbet görmüştü. Doğumlar, günümüzde hala bu şekilde, 14. Louis'nin istediği gibi yapılmaktadır.
Sayfa 290 - Koç üniversitesi Yayınları 5 baskı·Kitabı okudu
Mesela bu gece yazılmalı! Çünkü işler olup bitikten sonra,aynı insanlar bütün samimilikleriyle bu akşam düşündüklerini yazmak isteseler, araya hadiseler girdiği için aynı ruh halini ve düşünceyi bulamayacaklardı. “Çünkü hadiselerle beraber biz de değişiriz; ve biz değişince mazimizi de yeni baştan kurarız.” İnsan kafası böyleydi. Zaman, onda daima yeniden teşekkül ederdi. Hal, bu bıçak sırtı, hem mazinin yükünü taşır, hem de onu çizgi çizgi değiştirirdi.
Kadınları dövmelerimiz de oldu. Hatta, zihinsel özürlüydü, gerçi bilmiyorduk. Yazıcı olacağım için yerime geçecek arkadaşı yetiştirmeye çalışıyordum. Bayan çocuğa sarkıntılık yapıyormuş, deliymiş yani, "git" diyoruz, gitmiyor. Oradaki kişiyle aramızda en az beş metre kalması gerekiyor, emir öyle. Bıçak darbesi alabilirsin, üzerinde bomba olabilir. Gitmeyince, arkadaş itti, biz de ittik. Kadın bağırmaya, taş atmaya başladı. Birkaç tane vurduk, gönderdik. Tekrar geldi, tekrar vurduk. Kendimizden geçmişiz, ne yaptığımızı bilmiyoruz. Tekme de atmışızdır, dipçikle bile vurmuşuzdur. Arkadaşlardan, "manyak mısınız" diyenler de vardı. Öyle şartlandırılmışız ki emir tutulacak, tutmazsan cezalar belli. Disiplin cezası, askeri mahkemeye çıkartıyorlardı. Katı kurallar işliyordu. Yatınca düşünüyorum: Niye yaptım? Bulsam özür dilesem. Kendimle çok çelişkiye düştüm..
"Bıçak sadece et kesmez; insanın gururunu, geçmişini ve inandığı tüm doğruları da ikiye böler. Önemli olan, bıçağın hangi yüzünün size dönük olduğunu değil, bıçağı kimin tuttuğunu bilmektir."