Bir yanda avlanmanın, her şeyi önceden tasarlamanın, yabansı sevinçlerin, ustaca davranışların pırıl pırıl dünyası vardı. Bir yanda da, özlemlerin, yenilgiye uğrayan sağduyunun dünyası.
Kimse okumayacak şuraya yazdığımı, kimse gelmeyecek bana yardıma; bana yardım etmek vazife olsa, bütün evlerin kapıları kapalı kalacak, bütün pencereler kapalı, herkes yataklarında yatacak, yorganı başlarına çekecekler; bütün dünya, gecenin indiği bir han.
İnsanların en güç inandığım tarafı değişmezlik, en kolay inandığım tarafları da değişirliktir. Her gün yaptığımız şey, özlemlerimizin ardından, tesadüflerin rüzgârıyla, sağa sola, yukarı aşağı gitmektir. Ne istediğimiz ancak bir şeyi istediğimiz anda düşünürüz; şu her yatırıldığı yerin rengini alan hayvan gibi değişir dururuz.