O kendisine sen diye hitap ederken aynı şekilde karşılık vermeye bile cesaret edemediği bu yeni arkadaşa bu tür şeyleri nasıl verebilirdi? Duygularını belli etmek için başka nasıl bir yol bulabilirdi? Küçük olmanın, eksik, olgunlaşmamış , on iki yaşında bir çocuk olmanın acısını giderek daha fazla hissediyordu ; çocuk oluşuna hiç bu kadar içten yakınmamış, hayal ettiği gibi boylu boslu, güçlü bir erkek , diğerleri gibi yetişkin olarak uyanmayı hiç bu kadar yürekten istememişti.
pek hoşumuza gitmese de hayatın bu kirli gerçekleri herhangi bir anlatıda dikkate alınmalıdır, bağırsakları rahatsızlık vermediği sürece herkesin kendine özgü düşünceleri vardır, örneğin gözlerle duygular arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığını tartışabiliriz ya da sorumluluk duygumuzun normal bir görme yetisine sahip olmamamızla ilgisi bulunup bulunmadığını kendimize sorabiliriz, ama doğal ihtiyaçlarımız iyice sıkıştırdığında, duyduğumuz acı ve çektiğimiz sıkıntı, bedenimizin kaldıramayacağı kadar yoğunlaştığında, içimizdeki hayvan dışarı çıkar