Puan vermedi·517 syf.··
2026 20. kitabı
Bu kitaptaki ana karakteri okurken, resmen o kişiydim. İliğime kadar hissettim onu. Bir kadın için başlayan süreçte insanın kendisini keşfetmesi... İnsan insanın yolcusu ve en büyük dersidir. Martin'de bize o dersi en güzel gösteren karakterlerden biri.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Endişeli İnsanlar
Puan vermedi
Öncelikle kitabı bitirdiğimde bir süre duvarla bakıştığımı belirtmeliyim. Yazarın di'li inanılmaz iyiydi. Olayları okuyucuya direkt vermiyor, yavaşça öğrenmesini sağlıyor. Bu ilk başta biraz aklınızı karıştırsa da ilerledikçe kitabın böyle daha iyi olduğunu anlıyorsunuz. Ayrıca kitapta sürekli bir ters köşe yiyiyorsunuz. Bir süreden sonra n'oluyo ya? Oluyor insan. Birde İnsanlar arası ilişkileri o kadar iyiydi ki. Karakter derinlikleri, diyaloglar. Karakterleri derinlemesine anlamanızı sağlıyor. Narsist biri bu kitabı okusa empati yapmayı öğrenir o derecede dehşet bir kitaptı. Okuyun okutunnn.
Düşünce
Endişeli İnsanlarFredrik Backman · Kairos Kitap · 2024904 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
Bu kitap beni en çok, insanın içindeki korkunun ve nefretin nesilden nesile nasıl aktarılabildiğini göstermesiyle etkiledi. Başta sıradan bir töre hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe aslında çocukların bile büyüklerin kinine nasıl kurban edildiğini anlatan çok güçlü bir romana dönüşüyor. Yaşar Kemal'in dili her zamanki gibi çok etkileyici. Doğa tasvirleriyle insan ruhunu öyle güzel birleştiriyor ki, olayları sadece okumuyor, adeta yaşıyorsunuz. Karakterlerin yaşadığı çaresizlik ve korku insana sürekli bir gerilim hissi veriyor. Özellikle çocukların bu acımasız düzen içinde sıkışıp kalması uzun süre aklımdan çıkmadı. Beni en çok düşündüren şey ise, bir cinayetin aslında sadece bir kişiyi değil, koca bir toplumu nasıl zehirlediğini görmek oldu. Kitap boyunca "Bu döngü ne zaman bitecek?" diye düşündüm. Anlatılanlar yıllar öncesinde geçse de, insan psikolojisi ve toplumsal baskı açısından hâlâ güncelliğini koruyor. Sadece bazı bölümlerde anlatımın biraz yavaşlaması nedeniyle tam puan veremedim. Ancak verdiği mesaj, güçlü karakterleri ve etkileyici atmosferi sayesinde kesinlikle okunması gereken eserlerden biri. Töre, intikam ve vicdan üzerine düşündüren, bitirdikten sonra da etkisi kolay kolay geçmeyen bir roman.
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 14. kitabı
17 Haziran, yazarın Türkçeye çevrilen elimdeki son kitabıydı. O yüzden benim için biraz buruk bir okuma oldu. Kalemine iyice alışmışken çevrilmiş başka kitabının kalmamış olması üzdü. Alex Schulman'ın en sevdiğim yönlerinden biri, hikâyelerini büyük olaylarla değil, sessizlikle anlatması oldu. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda sürekli hareket eden bir olay örgüsü değil, içinize çöken bir huzursuzluk kalıyor. Okurken de bitirdikten sonra da o his peşinizi kolay kolay bırakmıyor. Yazarın üç kitabında da ortak bir tema var: çocukluk, aile ve geçmişin insan üzerindeki izleri. Hafızanın ne kadar güvenilmez olabileceğini, insanların aynı olayı yıllar sonra bile bambaşka şekillerde hatırlayabileceğini ve çocuklukta açılan yaraların yetişkinliği nasıl etkilediğini çok başarılı anlatıyor. Ama tam burada ben biraz ayrılıyorum. Evet, çocukluğumuz bizi şekillendiriyor. Hepimiz bir şeyler yaşayarak büyüdük. Kimimiz daha ağır, kimimiz daha hafif yüklerle... Fakat ben travmaların hayatımızdaki her şeyi açıklaması gerektiğini düşünmüyorum. Çünkü hepimizin heybesi az ya da çok dolu. Bir noktadan sonra çocukluğumuza değil, aldığımız kararlara bakmamız gerektiğine inanıyorum. Geçmişimizi anlamak önemli ama yetişkin olduğumuzda sorumluluğu da geçmişe bırakmamak gerekiyor. Çocukluğumuz bazı davranışlarımızı açıklayabilir ama her zaman haklı çıkarmaz.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,558 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 611. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:06
Her biri yarasını kendince yaladı iyi etti.. kendimce en vurucu cümlesi diyebilirim. Olgunlaşmayı, “Kamil” insanı tek satırda bu denli özetleyebilen bir cümle, nadir olsa gerek. Sıradan insanların, sıradan yaşamlarını destanlaştırarak anlatan bir eser. Yalın akıcı bir dile sahip. Ufak tefek kültürel farklılıklar dışında, insanın heryerde aynı olduğunu okuyunca anlayacağınız bir roman. ..
Ve Durgun Akardı Don 1Mihail Şolohov · Kor Kitap Yayınları · 20191,640 okunma
Adem ve Havva Günlükleri
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:53
Mark Twain’in kalemini daha önce de sevmiştim ama bu kitapta ona bir kez daha hayran kaldım. Çünkü o, okurunu kahkahalarla güldürürken bir sonraki satırda hiç fark ettirmeden kalbinin en hassas yerine dokunmayı başarıyor. Mizahı hiçbir zaman gösterişli ya da kaba değil; ince, zarif ve zekice. Tam da bu yüzden okurken sık sık gülümsedim, bazen de aynı gülümsemenin içinde buruk bir hüzün yakaladım. Kitabın en sevdiğim yanı ise Âdem ile Havva’nın dünyaya çocuk saflığıyla bakmalarıydı. Acıyı bilmeyen, ölümü tanımayan, doğruyla yanlışı ayıracak “ahlak duygusuna” henüz sahip olmayan iki insan… Ölümü uzun bir uyku sandıkları bölümler hem yüreğimi burktu hem de tarifsiz bir masumiyet taşıyordu. İnsan, ölümün ne olduğunu bilmeyen birinin onu güzel bir uyku gibi karşılamasına üzülmeden edemiyor. Şeytan karakteri de kitabın en etkileyici taraflarından biriydi. İlk bakışta alışılagelmiş kötücül figürden çok uzak; aksine sorgulayan, açıklayan, kimi zaman alay eden ama çoğu zaman da yol göstermeye çalışan bir bilge gibi duruyor. Havva’ya acıyı, ölümü, ahlakı ve insan olmanın ağırlığını anlatmaya çalışırken aslında okura da sessizce ders veriyor. Onun sözleriyle yalnızca karakterler değil, biz de düşünmeye başlıyoruz. Mark Twain’in en büyük başarısı bence tam burada yatıyor. En ağır felsefi meseleleri bile didaktikleşmeden, mizahın sıcaklığıyla anlatıyor. Okuru yormuyor; aksine eğlendirirken düşündürüyor. Gülümserken bir anda kendinizi hayat, vicdan, ölüm ve insan doğası üzerine düşünürken buluyorsunuz. İşte Twain’in kaleminde en çok sevdiğim şey de bu oldu: İnce ince eğlendirerek dokunan, okurun ruhuna fark ettirmeden yerleşen o zarif anlatım. Âdem ile Havva’nın Günlükleri benim için yalnızca yaratılış hikâyesinin farklı bir yorumu değil; insan olmanın, öğrenmenin, sevmenin,
Âdem ve Havva'nın GünlükleriMark Twain · Türkiye İşbankası Kültür Yayınları · 20247,1bin okunma